hayat bazen hard mode. sabah uyanıyorsun, içinden hiçbir şey yapmak gelmiyor, herkes bir şey başarmış gibi, sen sanki yerinde sayıyorsun. ve bu noktada insan kendine şu tripi atıyor: “ben niye böyleyim?” dur. yanlış soru. asıl soru şu: ben hâlâ buradayken niye kendime bu kadar yükleniyorum? şunu netleştirelim: yorulman = zayıflık değil vazgeçmek istemen = başarısızlık değil ağlaman = güçsüzlük hiç değil sen insan olduğun için böyleyiz. nokta. herkes zirve hikâyesini anlatıyor ama kimse yerde süründüğü kısmı anlatmıyor. kimse “3 ay boyunca yataktan kalkamadım” demiyor. kimse “kendimden nefret ediyordum demiyor. ama hepsi yaşandı,hepsi. senin yaşadıkların da anormal değil, gecikmiş hiç değil. bak bana iyi bak: geç kalmadın. hayatın seninle yarışmıyor. instagramla hiç yarışmıyor zaten. herkesin takvimi farklı. seninki biraz sisli diye iptal olmuyor. şu an büyük hayaller kuramıyor olabilirsin. sorun değil. şu an tek hedefin “bugünü atlatmak” olabilir. bu da hedeftir. bugün yataktan kalktıysan ✔ kendini tamamen bırakmadıysan ✔ hala bir şeylerin düzelmesini istiyorsan ✔ bunlar küçük değil. temel bunlar. ve bak, acı bir gerçek ama özgürleştirici: kimse gelip seni kurtarmayacak. AMA bu kötü haber değil. çünkü bu demek oluyor ki kurtaracak güç sende var. yavaş, tökezleyerek, ağlaya ağlaya da olsa… ilerliyorsun. kendini başkalarıyla kıyasladığında hep eksik hissedeceksin çünkü onların arka planını bilmiyorsun. sen kendi fragmanını bile zor izlerken onların sinema versiyonuna bakıyorsun. haksızlık bu. şunu unutma: hayat bir anda değişmez. ama bir anda yön değiştirir. bir karar, bir “yeter lan” anı, bir sabah uyanıp “tam değilim ama devam” demek… işte orası kırılma noktası. ve sen o noktaya sandığından daha yakınsın. çünkü vazgeçmemiş insanlar böyle konuşmalar ister. bitmiş insan motivasyon aramaz. sen hâlâ umut ediyorsun, hâlâ tutunuyorsun. bu az şey mi? son olarak şunu kafana çak: kendinle konuştuğun dil hayatını belirler. kendine sürekli “beceremiyorum” dersen beynin ona göre çalışır. bugün şunu dene:“zorlanıyorum ama ilerliyorum.” yalan değil. dramatik değil. gerçek. yarın mükemmel olman gerekmiyor. bugün pes etmemen yeter. gerisi zaman işi. buradaysan, okuyorsan, hâlâ hissediyorsan… oyun bitmedi. ve spoiler vereyim: sen bu hikâyede yan karakter değilsin. hadi nefes al,devam.
"ya ya doğru kisi yanlış zaman belki benim yanılsamam isterdim bir an ayrılmasam o günden beri baygın kafam déjame en paz,bebek, endam artı naz yapıyor beni bir çocuk gibi yaramaz kader nokta koydu,dedi sana bana 'naş' feleğin çemberi bize çeker patinaj"
Balık burcu genel düşüncesi.. Hissederek, hissettirerek sevmeli insan. Öyle süslü laflara gerek duymadan. Hiçbir beklentisi olmadan karşılıksız... Oradan buradan duyduğu sözlerle değil de içinden gelerek tarifsiz. Herkesin sevdası farklı olmalı, benzememeli kimseye. Uzaktan da sevebilmeli. Güvenebilmeli korkmadan “acaba gider mi?” düşüncesi olmadan anı yaşamalı, yaşatmalı. Hayallerle değil de gerçekleri görerek bilerek bazen kırılarak bazen küserek ama asla vazgeçmeyerek sevmeli. Kadın huzur bulmalı sevdiğinde, adam arkasını dönünce bile güvenebilmeli. Öyle aşkım bebeğim vs. değil de sevdiğinin gülüşünden öpebilmeli. Prenses gibi sahte değil de kadın cadısı olabilmeli sevdiği adamın. Bazen çocuk olabilmeli hatta bazen saçmalayabilmeli ama hiç sıkılmamalı birbirinden her geçen yıla inat daha çok sevmeli. Sarılmasa da öpmese de, tutmasa da ellerinden can diyebilmeli.Öyle dilinin ucuyla değil canı gönülden hissettirebilmeli.
elzem.
sonra solucan papatyaya demis ki;
bi gün sende solucan.
1 day ago | [YT] | 22
View 4 replies
elzem.
hayat bazen hard mode. sabah uyanıyorsun, içinden hiçbir şey yapmak gelmiyor, herkes bir şey başarmış gibi, sen sanki yerinde sayıyorsun. ve bu noktada insan kendine şu tripi atıyor:
“ben niye böyleyim?”
dur. yanlış soru. asıl soru şu: ben hâlâ buradayken niye kendime bu kadar yükleniyorum?
şunu netleştirelim:
yorulman = zayıflık değil
vazgeçmek istemen = başarısızlık değil
ağlaman = güçsüzlük hiç değil
sen insan olduğun için böyleyiz. nokta.
herkes zirve hikâyesini anlatıyor ama kimse yerde süründüğü kısmı anlatmıyor. kimse “3 ay boyunca yataktan kalkamadım” demiyor. kimse “kendimden nefret ediyordum demiyor. ama hepsi yaşandı,hepsi. senin yaşadıkların da anormal değil, gecikmiş hiç değil.
bak bana iyi bak:
geç kalmadın.
hayatın seninle yarışmıyor. instagramla hiç yarışmıyor zaten. herkesin takvimi farklı. seninki biraz sisli diye iptal olmuyor.
şu an büyük hayaller kuramıyor olabilirsin. sorun değil.
şu an tek hedefin “bugünü atlatmak” olabilir. bu da hedeftir.
bugün yataktan kalktıysan ✔
kendini tamamen bırakmadıysan ✔
hala bir şeylerin düzelmesini istiyorsan ✔
bunlar küçük değil. temel bunlar.
ve bak, acı bir gerçek ama özgürleştirici:
kimse gelip seni kurtarmayacak.
AMA bu kötü haber değil.
çünkü bu demek oluyor ki kurtaracak güç sende var.
yavaş, tökezleyerek, ağlaya ağlaya da olsa… ilerliyorsun.
kendini başkalarıyla kıyasladığında hep eksik hissedeceksin çünkü onların arka planını bilmiyorsun. sen kendi fragmanını bile zor izlerken onların sinema versiyonuna bakıyorsun. haksızlık bu.
şunu unutma:
hayat bir anda değişmez.
ama bir anda yön değiştirir.
bir karar, bir “yeter lan” anı, bir sabah uyanıp “tam değilim ama devam” demek… işte orası kırılma noktası.
ve sen o noktaya sandığından daha yakınsın.
çünkü vazgeçmemiş insanlar böyle konuşmalar ister.
bitmiş insan motivasyon aramaz.
sen hâlâ umut ediyorsun, hâlâ tutunuyorsun. bu az şey mi?
son olarak şunu kafana çak:
kendinle konuştuğun dil hayatını belirler.
kendine sürekli “beceremiyorum” dersen beynin ona göre çalışır.
bugün şunu dene:“zorlanıyorum ama ilerliyorum.”
yalan değil. dramatik değil. gerçek.
yarın mükemmel olman gerekmiyor.
bugün pes etmemen yeter.
gerisi zaman işi.
buradaysan, okuyorsan, hâlâ hissediyorsan…
oyun bitmedi.
ve spoiler vereyim: sen bu hikâyede yan karakter değilsin.
hadi nefes al,devam.
1 month ago | [YT] | 33
View 9 replies
elzem.
"ya ya doğru kisi yanlış zaman
belki benim yanılsamam
isterdim bir an ayrılmasam
o günden beri baygın kafam
déjame en paz,bebek,
endam artı naz
yapıyor beni bir çocuk gibi yaramaz
kader nokta koydu,dedi
sana bana 'naş'
feleğin çemberi bize çeker patinaj"
1 month ago | [YT] | 20
View 2 replies
elzem.
Balık burcu genel düşüncesi.. Hissederek, hissettirerek sevmeli insan. Öyle süslü laflara gerek duymadan. Hiçbir beklentisi olmadan karşılıksız... Oradan buradan duyduğu sözlerle değil de içinden gelerek tarifsiz. Herkesin sevdası farklı olmalı, benzememeli kimseye. Uzaktan da sevebilmeli. Güvenebilmeli korkmadan “acaba gider mi?” düşüncesi olmadan anı yaşamalı, yaşatmalı. Hayallerle değil de gerçekleri görerek bilerek bazen kırılarak bazen küserek ama asla vazgeçmeyerek sevmeli. Kadın huzur bulmalı sevdiğinde, adam arkasını dönünce bile güvenebilmeli. Öyle aşkım bebeğim vs. değil de sevdiğinin gülüşünden öpebilmeli. Prenses gibi sahte değil de kadın cadısı olabilmeli sevdiği adamın. Bazen çocuk olabilmeli hatta bazen saçmalayabilmeli ama hiç sıkılmamalı birbirinden her geçen yıla inat daha çok sevmeli. Sarılmasa da öpmese de, tutmasa da ellerinden can diyebilmeli.Öyle dilinin ucuyla değil canı gönülden hissettirebilmeli.
1 month ago | [YT] | 14
View 1 reply
elzem.
“Kusursuz yüzler aramayı bıraktığın zaman,kusursuz kalpler ile karşılaşıcaksın.”
1 month ago | [YT] | 26
View 0 replies
elzem.
İnsan uçsuz bucaksız kentte yalnız kalır, milyonlarca başka yalnızla yapayalnız.
— Octavio Paz
2 months ago | [YT] | 48
View 0 replies
elzem.
"Her şeyin herkese anlatılmayacağını öğrenene kadar; çok tanışacak, çok konuşacak, çok yanılacaksın."
Sonrası bir upuzun seyrediş.Uzaktan.”
3 months ago | [YT] | 59
View 0 replies
elzem.
"Bin duamda yerin vardı,gözünü neden âhıma diktin."
3 months ago | [YT] | 62
View 9 replies
elzem.
Su sızmayan aramız şimdi deniz manzaralı.
3 months ago | [YT] | 67
View 2 replies
elzem.
şu sıralar bu şarkıyımm🫠
3 months ago | [YT] | 21
View 0 replies
Load more