"Welcome to My World. On this channel, I make videos and live broadcasts on Sufism, various philosophical movements, the secrets of the universe, faith and psychology. I try to create a new perspective by bringing together classical Sufi views, philosophies, belief systems, modern thoughts and today's quantum thought. . I try to create mind-expanding videos with content compiled from old and new books, artificial intelligence and articles. If you like philosophy, mysticism, various belief systems, personal development and discovering the mysteries of the universe, you are in the right place. Let's explore my world together!


Aydın Sufi

Sizce yapay zeka geliştikçe Adem neslini geçebilir mi?

1 month ago | [YT] | 1

Aydın Sufi

Atatürk:
Bir Liderden Fazlası, Bir İnsan Modeli

10 Kasım'da sadece bir devlet adamını değil, "mükemmellik sınırlarını zorlayan" bir insan modelini anıyoruz. Atatürk'ü çağının ötesine taşıyan en önemli özelliği, yalnızca askeri veya siyasi başarılarla sınırlı kalmayıp, zihnen, ruhen ve bedenen çok yönlü bir karaktere sahip olmasıydı. O, modern bir erkek olarak özgüvenli ve güçlü maskülen kimliğini, zarif bir duruş ve yüksek duygusal zekâ ile birleştirerek günümüz için bile ulaşılması zor bir ideal çizmiştir. Bu bütüncül yaklaşım, onu tek bir alanda parlayan bir deha olmaktan çıkarıp, yaşamın her alanında rol model alınabilecek kanlı canlı bir örneğe dönüştürmektedir. Ne mutlu Türk Milletine...
Atatürk'ün vizyonu, salt bir Batı hayranlığından değil, medeniyet seviyesini yükseltme ve hatta onu aşma hedefine duyulan güçlü bir inançtan besleniyordu. Bu vizyoner lider, sanata ve insan ruhuna önem verirken, aynı zamanda bilime koşulsuz inanan bir modernistti. Onun iş ciddiyeti, disiplini ve üretkenliği çok üst düzeydeydi; ancak bu katı disiplin, güçlü hitabeti, etkili diplomasi yeteneği ve eğlenmeyi bilen sosyal yönüyle dengeleniyordu. En çarpıcı özelliklerinden biri de kişisel gelişime verdiği değerdi; binlerce sayfayı özenle okuyan bir entelektüel olarak, hayat boyu öğrenmeyi sadece kendi için değil, ulusun eğitimi için de bir öncelik haline getirmiştir.
Bu nedenle Atatürk'ü anmak, tarihe bir saygı duruşundan ibaret olmamalıdır. Onun mirası, refah ve barış içinde bir dünyada ideal bir insanın nasıl olması gerektiği sorusuna verilmiş somut bir cevaptır. Atatürk, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu değil, aynı zamanda çok yönlülüğü, vizyonu ve sürekli gelişim azmiyle, gelecek nesillere yol gösteren evrensel bir insanlık modeli olarak kabul edilmelidir.

2 months ago | [YT] | 0

Aydın Sufi

Biraz önce sokaktan bir çöp kamyonu geçti. İçinde, şehrin temizliğinden sorumlu bir belediye görevlisi oturuyordu. Elindeki portakalı yedi, kabuğunu pencereden dışarı attı.

Belki onun için küçük, önemsiz bir hareketti. Sorun atılan portakal kabuğu değil elbette... mesleki ahlak ve insani terbiye açısından vahşet bir olaydı. Sorun değerlerin okullarda verilememesi, ailenin umursamaması, mesleki terbiye verecek ahilik mekanizması gibi kurumların etkisizleştirilmesi, kurum içi eğitimlerin belediyeler gibi kamu kurumlarında bile masraf olarak görülmesi ve sonuç temizlik görevlisi yere çöp atıyor. Sosyal çürüme dedikleri sanırım bu.

Bir polis düşün, görevi adaleti korumak; ama o, suça göz yumuyor.
Bir doktor düşün, insanı yaşatmak için yemin etmiş; ama bilerek yanlış ilacı veriyor.
Bir öğretmen düşün, ilim öğretecek yerde cehaleti besliyor.
Ve bir temizlik görevlisi düşün, çöpü dışarı atarak temiz tutması gereken sokakları kirletiyor.

Ahlak, yapılan işin adıyla değil, niyetin ve bilincin derinliğiyle ölçülür.
-Sen ne konuşuyorsun efendi sokaklarda çatır çatır insan öldürüyorlar da deyip olayı küçümseyebilirsiniz ama bu iş bir portakal kabuğuyla başlar.
İnsanın görevi ne olursa olsun, özünde “emanet” taşır.
Emanete ihanet de sadece bir portakal kabuğuyla başlar....

(Elbette olayın fotoğrafını çekemedim. Yapay zekaya olayı tarif ettim, o da bana neredeyse birebir aynı fotoğrafı yaptı. Bu da işin ilginç tarafı. Yakında o yerlere çöp atan temizlik görevlisinin işini de yapay zeka ve robotlar yapabilir. O zaman bizim insanlığımız nerede kalacak?)

2 months ago (edited) | [YT] | 0

Aydın Sufi

Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, Türkçe’ye ve toprağımıza sahip çıkmak, varlığımızın temeli ve geleceğimizin teminatıdır. Vatanı olmayan bir milletin dini de, ezanı da, inancı da ayakta kalamaz. Çünkü dinin yaşaması da, bayrağın dalgalanması da ancak özgür bir vatan üzerinde mümkündür.

Gönül isterdi ki ümmet bilinci, tüm Müslümanları bir arada tutan güçlü bir gerçek olsun. Ancak günümüz şartları ve yaşanan acı tecrübeler, ümmet anlayışının büyük oranda bir hayalden ibaret olduğunu göstermektedir. Siyasi çıkarların ve farklılıkların gölgesinde bu birliktelik, ne yazık ki çoğu zaman sözden öteye geçememektedir.

Bu nedenle ümmet fikrinin boş bir iddia olarak kalmasına karşılık, asıl gerçek olan millet gerçeğini kavramalıyız. Millet, ortak bir dil, ortak bir vatan ve ortak bir tarih etrafında birleşen yüreklerin bütünüdür. Vatanına ve diline sahip çıkan milletler, hem dinlerini hem de inançlarını koruyarak geleceğe umutla yürüyebilirler.

Ben bir milliyetçi değilim, ben bir ümmetçi de değilim. Ben bütün bütün dinlerin, bütün insanların, bütün milletlerin birlikte, özgürce yaşaması gerektiğine inanan, tek dünya devleti çerçevesinde insan sevgisi nin hüküm sürdüğü bir dünyada yaşama hayali olan bir beşerim ancak koşullar bu durumun bir hayalden öteye gidemeyeceğini göstermektedir. Bu itibarla, şartlarında gerektirdiği biçimde, önce vatanın birliğini savunmanın gerekli olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü gelecek hiç iyi şeylere gebe gibi gözükmüyor.

6 months ago | [YT] | 2

Aydın Sufi

Kendi salihliğine mest olan, kendi ibadetine hayranlıkla bakan kişi; aslında en büyük perdeyi kendisi örmüştür. Zira kul, en çok Hakk’tan uzaklaştığında kendini Hakk’a en yakın zanneder.

6 months ago | [YT] | 3

Aydın Sufi

“İnsanla Allah arasındaki en kalın perdeler; irfan sahibinin irfanı, ibadet edenin ibadeti, dindarın dindarlığıdır...”
Der Bâyezıt-ı Bestâmi.


Bu söz, ilk bakışta bir haksızlık gibi gelir.
Yani, ilme gönül vermiş bir ârifin irfanı…
Secdelerde sabahlayan bir kulun ibadeti…
Ve bir ömrü dine vakfetmiş bir dindarın dindarlığı…
Nasıl perde olur Allah’a?


Tasavvuf, yüzeyde parlayan değil, derinlikte yanan ateşi sever.
Bu söz, hakikatin kabuğunu çatlatan bir çağrıdır.

Çünkü bazen ilim benliği besler,
ibadet riya ile kirlenir,
ve dindarlık kişiyi kendinden menkul bir put hâline getirir.

İnsan kendine inşa ettiği mabette
kendi gölgesine secde edebilir.

İşte bu yüzden Mevlânâ der ki:
“Benlikten, varlıktan geçmedikçe Hakk'a varılmaz.”
Ve Hallâc-ı Mansûr’un “Enel-Hakk” nidası da
benliğini yakanın feryadıdır; Tanrı olduğunu iddia edenin değil...


Hakikat; kitaplarda okuduğun, dilde söylediğin ya da görünürde yaşadığın bir şey değil.
Hakikat, içini paramparça edip seni sende yok eden bir ateştir.
Ve bu ateş, bazen irfanı, bazen ibadeti, bazen dindarlığı bile yakar ki
geriye sadece Hakk kalsın.

Çünkü Allah, "Sadece Ben varım" derken
biz hâlâ “benim ibadetim, benim ilmim, benim dinim” diyorsak,
orada biz çoktan araya kalın perdeler çekmişiz demektir.

Allah, bir kalpte kendinden başkasını istemez.
Ve bazen en zarif görünen şeyler bile
o kalbi Hak’tan uzak tutan birer güzel zincir olur.

İşte bu yüzden tasavvuf,
“Ben biliyorum” diyenin değil,
“Ben bilmem, yalnız O bilir” diyebilenin yoludur.

Hakikate yürüyen her derviş,
önce kendi bildiğini yakmalı,
kendi ibadetine bile secde etmekten sakınmalı,
ve sadece O’nun rızasına doğru,
hiçliğin kanatlarında uçmalıdır.

7 months ago (edited) | [YT] | 6

Aydın Sufi

"CEO da bir işçidir, kendini çalışan, personel olarak da gösteren de. Bakkal çırağı da işçidir, fabrika işçisi de. Mavi yakalı da beyaz yakalı da işçidir. İnsan kaynakları müdürü de, yazılımcı da, temizlik görevlisi de… Herkes emeğini ortaya koyuyorsa, o kişi bir işçidir."

Ancak insanlar zamanla bu gerçekliği unuttular. Unutturuldu. Unuttular çünkü “işçi” olmak sanki daha düşük bir değermiş gibi gösterildi. Kendilerini işçilikten ayırarak başka etiketlerle tanımlamaya başladılar. "Ben yöneticiyim", "Ben kreatifim", "Ben liderim"… Oysa hepsi emek veren birer işçiydi.

Bu ayrımı ise birileri bilerek körükledi. Çünkü işçileri birbirinden ayırırsan, birliğini de bozarsın. Birliğin bozulduğu yerde de haklar kolayca alınır, sistem kolayca bölünür.

Bu oyunu fark etmek, yeniden "Ben de bir işçiyim" diyebilmek, aslında yeniden insan olmaya yaklaşmaktır. Çünkü işçilik yalnızca bir meslek değil, emeğe saygının adıdır.

"Ben de bir işçiyim" diyebildiğinde güçlüsün.

8 months ago | [YT] | 2

Aydın Sufi

Herkesin gittiği yöne gitmek zorunda değilsin. Herkes bir şeyi alıyor diye senin de alman gerekmez. Herkes öyle yapıyor diye aynılarını yapmak zorunda değilsin. Bunları yapmadığında ne geride kalırsın, ne ezik görünürsün, ne de değerinden bir şey kaybedersin. Sen bir nehrin akıntısına kapılmış bir dal parçası değilsin ama herkese her şeye karşı çıkmak zorunda da değilsin. Kendi yönünü, kendi niyetinle seç. Kararlarını kendi akıl süzgecinden geçirebilecek kapasiten mevcut. Dünyaya annenin gözlüğüyle, babanın gözlüğüyle, akrabalarının gözlüğüyle, çevrendeki insanların gözlüğüyle, siyasetçilerin gözlüğüyle, gazetecilerin, medyanın gözlüğü ile bakmana gerek yok. Algılarını başkalarının yönlendirmesine izin verme; özensiz, fütursuz düşüncelerle değil, farkındalıkla yaşa.

9 months ago | [YT] | 3

Aydın Sufi

Beşeri aşk, insan bedenindeki hormonların etkisiyle doğar; kimi hormonlar yükseldiğinde kişi aşka daha yatkın hale gelir. Bu hormonlar yapay yollarla artırılsa bile, kişi istediğinde âşık olabileceğini sanır. Oysa insan ne kadar istese de, kalben yönelse de, ne beşeri aşkı ne de ilahi aşkı zorla var edemez. Çünkü beşeri de olsa aşkın tohumunu kalpte eken bir el vardır.

İlahi aşkta ise durum bambaşkadır; insan ne yaparsa yapsın, o aşka kendi iradesiyle ulaşamaz. O aşk, Allah’ın dilemesiyle kalbe düşen bir sırdır. O tohum, O’nun eliyle ekilmedikçe, insan ilahi aşkı ne tarif edebilir ne yaşayabilir ne de tahayyül edebilir.

9 months ago (edited) | [YT] | 5

Aydın Sufi

Sizce tasavvufun sadeleşme ve anlam arayışı öğretileri, günümüz insanının tüketim çılgınlığını ve dijital karmaşada kaybolmasını önleyebilir mi,

9 months ago | [YT] | 1