ALMANYA İLE İLGİLİ EN SAMİMİ KANAL!

Bu kanalda bol bol gözlem, deneyim ve bilgi paylaşımı var.
Sadece Almanya'ya taşınmayı düşünenlerin değil, halihazırda Almanya'da yaşayanların da faydalanacağı birçok açıklama, gezi, bilgi, vlog, söyleşi ve belgesel içerikleri mevcut.

Umarım işinize yarar;
Sevgiler!


adem erkoçak

BERLİN'DE TÜRK ve KÜRT ÇETELER ARASINDA GERİLİM TIRMANIYOR

Almanya’nın kalbi Berlin, son haftalarda organize suç dünyasındaki hareketlilikle sarsılıyor. Özellikle Kreuzberg ve Neukölln gibi Türk ve Kürt toplumunun yoğun yaşadığı semtlerde peş peşe gelen silah sesleri, şehirde güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Gelen son bilgilere göre, rakip Türk ve Kürt suç grupları arasındaki gerilim "tehlikeli bir tırmanı ş" evresine girmiş durumda.

HAKİMİYET KAVGASI

Olaylar sadece sözlü atışmalarla sınırlı kalmıyor. Şehrin farklı noktalarındaki nargile kafelere, atölyelere ve hatta park halindeki araçlara yönelik düzenlenen saldırılar, Berlinli sakinlerin huzurunu kaçırdı. Polise yansıyan raporlara göre, bu saldırıların çoğu tek başına işlenen suçlar değil; aksine, planlı birer misilleme operasyonu niteliği taşıyor. Özellikle geçtiğimiz günlerde Wedding ve Neukölln’de yaşanan silahlı yaralamaların, iki grup arasındaki hakimiyet kavgasının birer parçası olduğu değerlendiriliyor.

ARKA PLANDA NE VAR?

Peki, bu şiddet dalgasının sebebi ne? Güvenlik birimleri, çatışmaların sadece "etnik" bir temele dayanmadığını, asıl meselenin uyuşturucu pazarı, koruma parası ve bölgesel güç savaşı olduğunu vurguluyor. Bazı iddialara göre ise Türkiye kökenli eski husumetlerin ve mal varlığı anlaşmazlıklarının Berlin sokaklarına "kan davası" şeklinde ihraç edilmesi, ateşi körükleyen unsurlar arasında yer alıyor.

BERLİN POLİSİ 'FERRUM' İLE SAHADA

Berlin emniyeti bu gidişata dur demek için kolları sıvadı. Şiddet sarmalını durdurmak amacıyla "Ferrum" adı verilen özel bir soruşturma birimi kurularak operasyonlara hız verildi. Polis, özellikle nargile kafeler ve şüpheli işletmeler üzerindeki denetimlerini artırırken, sokaklardaki devriye sayılarını da en üst seviyeye çıkardı. Yetkililer, olayların daha da büyümesini önlemek adına organize suç çevrelerine karşı "sıfır tolerans" politikasının uygulanacağını duyurdu.

"GÜNDÜZ GÖZÜYLE SİLAH ÇEKİLİYOR"

Sokaktaki vatandaş ise iki ateş arasında kalmaktan korkuyor. Kreuzberg’de yıllardır esnaflık yapanlar, "Eskiden bu kadar pervasızca hareket etmezlerdi, şimdi gündüz gözüyle silahlar çekiliyor" diyerek endişelerini dile getiriyor. Berlin eyalet hükümetinin bu şiddet dalgasına karşı alacağı önlemlerin yeterli olup olmayacağını ise önümüzdeki günler gösterecek.

Sizce Berlin’deki bu güvenlik sorunu sadece polisiye önlemlerle çözülebilir mi? Yorumlarınızı bekliyorum.

5 days ago | [YT] | 40

adem erkoçak

ENTEGRASYON KURSLARINA YENİ BAŞVURULAR DURDURULDU!

Almanya’da yaşamanın ve topluma karışmanın en önemli anahtarı olan dil ve entegrasyon kursları hakkında bugünlerde pek iç açıcı haberler gelmiyor. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), yayınladığı yeni bir genelge ile entegrasyon kurslarına "başvuru yoluyla" kabul işlemlerini süresiz olarak askıya aldığını duyurdu.

NELER OLUYOR?

Aslında bu durum bir süredir sahada hissediliyordu ancak resmiyet kazanmasıyla birlikte belirsizlik netleşmiş oldu. BAMF’ın kurs sağlayıcılarına gönderdiği talimata göre, 2024 bütçe yılındaki mali sınırlar nedeniyle artık yeni katılım onayları verilmeyecek. Bu karar, özellikle gönüllü olarak kursa katılmak isteyenleri doğrudan etkiliyor.

KİMLER ETKİLENECEK?

Bu kısıtlamadan en çok etkilenen grupların başında şunlar geliyor:

- Ukrayna’dan gelen sığınmacılar,

- İltica başvurusu devam edenler,

- Geçici oturum izni (Duldung) olan kişiler,

- Almanya’da yaşayan AB vatandaşları.

Bu gruptaki kişiler, artık kurs merkezlerinde boş yer olsa dahi devlet desteğiyle kursa başlayamayacaklar. Kursa gitmek isteyenlerin ya masrafları tamamen kendi ceplerinden karşılaması ya da başka bir resmi kurum tarafından (örneğin Jobcenter) kursa gitmeye zorunlu tutulması gerekecek.

NEDEN BÖYLE BİR KARAR ALINDI?

Kararın tek bir temel sebebi var: Mali darboğaz. 2023 ve 2024 yıllarında kurslara katılım rekor seviyeye ulaştı; her yıl yaklaşık 363 bin kişi bu kurslara kaydoldu. Bu yoğun talep, federal bütçenin üzerine ciddi bir yük bindirdi. Hükümet, mali riskleri yönetmek adına "freni sıkma" kararı aldı.

SPD'DEN TEPKİ

Bu karar siyaset dünyasında da yankı buldu. Özellikle dil öğrenmenin uyum sürecindeki hayati önemine dikkat çeken pek çok isim, bu kısıtlamanın uzun vadede daha büyük toplumsal sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. SPD’li iç politika uzmanı Hakan Demir gibi isimler, "Dil her şeyin anahtarıdır" diyerek bütçenin entegrasyon için tam kapasite kullanılması gerektiğini savunuyor.

Sonuç olarak; Almanya’da yeni bir hayata başlamak isteyen binlerce kişi için bekleme süreci başlıyor. Eğer zorunlu bir yönlendirmeniz yoksa, bir süre daha kendi imkanlarınızla dil öğrenmeye odaklanmanız gerekebilir.

1 week ago | [YT] | 16

adem erkoçak

"Almanya'da iş hayatı duygusallık değil, performans bekler! 📈 Kadir Öztürk ile gerçekleştirdiğimiz bu sohbette; özel hayat sınırlarından disiplinli çalışma anlayışına kadar Almanya’daki yeni gerçekleri konuştuk. Hayallerinizin sınır dışı edilmemesi için bu ipuçlarına kulak verin!"

https://youtu.be/bv_2TGpP0RE

2 weeks ago | [YT] | 4

adem erkoçak

PARA KARŞILIĞI SAHTE OTURUM BELGESİ VERENLER SUÇLARIINI KABUL ETTİ

Almanya’nın Münih kentinde, yabancılara usulsüz yollarla oturum izni sağladıkları gerekçesiyle tutuklanan belediye çalışanları hakkındaki soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Yaklaşık üç aydır cezaevinde bulunan zanlılar, suçlarını itiraf etmelerinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

ÇEYREK MİLYONLUK İTİRAF

Soruşturmanın odağındaki en sarsıcı bilgi, kamu görevlilerinin elde ettiği haksız kazancın miktarı oldu. 36 ve 42 yaşlarındaki iki belediye çalışanı, yürüttükleri yasa dışı işlemler karşılığında toplamda 260 bin Euro rüşvet aldıklarını mahkemede kabul etti.

Münih Yabancılar Dairesi’nde görev yapan bu kişilerin, aldıkları yüklü miktardaki paralar karşılığında, yasal şartları taşımayan kişilere oturum belgesi düzenledikleri belgelendi.

"İTİRAF" ÖZGÜRLÜK GETİRDİ

Zanlıların üç ay süren tutukluluk hallerinin sona ermesindeki en büyük etken, yargı makamlarıyla iş birliği yapmaları oldu. Mahkeme, sanıkların kapsamlı itiraflarda bulunmasıyla birlikte "delilleri karartma veya kaçma şüphesinin" azaldığına hükmederek tutuklama kararını askıya aldı.

DİĞER SUÇLAMALARLA BİRLİKTE DAVA DEVAM EDİYOR

Memurların serbest bırakılması suçsuz oldukları anlamına gelmiyor; aksine, itirafları doğrultusunda yargılama süreci çok daha netleşmiş durumda. Savcılık, çeyrek milyon Euro'yu aşan bu rüşvet ağının başka uzantıları olup olmadığını araştırmaya devam ederken, eski belediye çalışanlarının hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edilecek.

Bu skandal, Münih yerel yönetiminde ciddi bir denetim tartışması başlatırken, rüşvet karşılığı alınan oturum izinlerinin iptal edilmesi için de ayrı bir süreç yürütülüyor.

2 weeks ago (edited) | [YT] | 18

adem erkoçak

ALMAN DEVİNE "KARA PARA" DARBESİ: DEUTSCHE BANK GENEL MERKEZİNE BASKIN!

Almanya'nın bankacılık devi Deutsche Bank, bir kez daha yargının ve kolluk kuvvetlerinin kıskacına girdi. Frankfurt Savcılığı, Federal Emniyet Teşkilatı (BKA) ve mali denetim kurumu BaFin, "kara para aklama" şüphesiyle bankanın Frankfurt’taki genel merkezine geniş kapsamlı bir operasyon düzenledi.

BASKININ PERDE ARKASI

Soruşturmanın odağında, bankanın kara para aklamayı önleme sistemindeki ciddi zafiyetler olduğu iddia ediliyor. Edinilen bilgilere göre baskın, bankanın şüpheli para hareketlerini yetkili mercilere zamanında bildirmemesi veya hiç bildirmemesi şüphesi üzerine gerçekleştirildi.

Operasyona dair öne çıkan detaylar şunlar:

- Geniş Çaplı Operasyon: Yaklaşık 170 polis ve müfettişin katıldığı baskında, çok sayıda dijital veri ve yazılı belgeye incelenmek üzere el konuldu.

- Yolsuzluk Şüphesi: Soruşturmanın sadece kurumsal değil, bankanın bazı çalışanlarının da dahil olduğu "yükümlülüklerin ihlali" çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyor.

- Savcılığın Odağı: Frankfurt Savcılığı, bankanın geçmiş yıllara sâri şüpheli işlem bildirimlerini mercek altına almış durumda.

DEUTSCHE BANK: TAM İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ

Baskının ardından banka yönetiminden yapılan ilk açıklamada, yetkililerle tam bir şeffaflık içinde işbirliği yapıldığı vurgulandı. Banka sözcüsü, soruşturmanın geçmişe dönük işlemlerle ilgili olduğunu ve adli makamlara ihtiyaç duyulan tüm belgelerin sağlandığını ifade etti.

DEUTSCHE BANK ve BİTMEYEN KARA PARA SINAVI

Deutsche Bank’ın Frankfurt’taki merkezine yapılan son baskın, aslında bankanın son 10 yıldır içinden çıkamadığı bir "yasal labirentin" son halkası. Alman bankacılık devi, bir dönem küresel finansın zirvesinde yer alırken, bugün adı sık sık milyarlarca dolarlık cezalar ve kara para aklama skandallarıyla anılıyor.

KARA PARA AKLAMA NASIL GERÇEKLEŞİR?

Bankaların neden bu kadar sıkı denetlendiğini anlamak için kara para aklama sürecinin temel mekanizmasına bakmak faydalı olacaktır:

Kara para aklama genellikle üç aşamadan oluşur: Yerleştirme (yasadışı paranın sisteme girişi), Ayrıştırma (paranın kaynağını gizlemek için yapılan karmaşık transferler) ve Bütünleştirme (paranın yasal ekonomiye geri dönmesi). Deutsche Bank, bu süreçleri tespit etmekte kullanılan "uyum (compliance)" mekanizmalarındaki boşluklar nedeniyle defalarca hedef tahtasına oturdu.

SKANDALLAR KRONOLOJİSİ

Bankanın sicilinde yer alan en büyük krizler, son baskının neden bu kadar ciddiye alındığını özetliyor:

- Rusya "Ayna İşlemleri" (2017): Banka, Rus müşterilerin yaklaşık 10 milyar doları yurtdışına kaçırmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle ABD ve İngiliz otoritelerine 630 milyon dolar ceza ödedi.

- Jeffrey Epstein Bağlantısı (2020): Adı cinsel istismar skandallarıyla anılan ABD'li milyarder Jeffrey Epstein ile olan iş ilişkisi bankaya pahalıya patladı. Şüpheli işlemleri tespit edemediği için New York regülatörleri bankaya 150 milyon dolar ceza kesti.

- Danske Bank Skandalı (2018): Estonya üzerinden yapılan Avrupa tarihinin en büyük kara para aklama vakasında, Deutsche Bank’ın "muhabir banka" olarak kilit rol oynadığı iddia edildi.

- BaFin ve "Özel Denetçi" (2018 - Günümüz): Alman finansal denetim kurumu BaFin, bankanın kara para aklama önleme sistemlerini bizzat izlemek için bankaya özel bir temsilci (denetçi) atadı. Bu, bir Avrupa bankası için oldukça nadir ve "aşağılayıcı" bir durum olarak kabul ediliyor.

NEDEN ŞİMDİ TEKRAR BASKIN YAPILDI?

Görünüşe göre banka, denetim altındayken bile "şüpheli işlem bildirimlerinde (SAR)" geç kalmaya veya bildirimleri hiç yapmamaya devam ediyor. BaFin ve savcılık, bankanın iç denetim sisteminin hâlâ suçlular tarafından "arka kapı" olarak kullanılabileceğinden endişe ediyor. 2025 yılında da benzer eksiklikler nedeniyle bankaya yaklaşık 23 milyon Euro daha idari para cezası kesilmişti.

3 weeks ago | [YT] | 15

adem erkoçak

RUHR BÖLGESİNDEKİ BELEDİYELER "SOSYAL YARDIMLARI" KESİYOR

Almanya’nın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olan Ruhr Havzası’nda yer alan belediyeler, sosyal yardım sisteminin suistimal edilmesini önlemek amacıyla denetimlerini sıkılaştırdı.

WDR tarafından paylaşılan verilere göre; Duisburg, Dortmund, Gelsenkirchen ve Hagen şehirlerinde yapılan incelemeler neticesinde, geçtiğimiz yıl 1.181 göçmenin sosyal yardımları durduruldu ve bu kişilere ülkeyi terk etmeleri yönünde tebligat gönderildi.

MİNİJOB ÇALIŞMA TARZI MERCEK ALTINDA

Sürecin merkezinde, Avrupa Birliği’nin (AB) serbest dolaşım kuralları yer alıyor. Mevcut yasalar, AB vatandaşlarının başka bir üye ülkede çalışırken sosyal haklardan yararlanmasına imkan tanıyor. Ancak belediyeler, "çalışan" statüsünün kötüye kullanıldığı durumlara karşı hukuki yetkilerini kullanmaya başladı.

Özellikle "Mini-job" olarak bilinen düşük saatli işlerde çalışanların, kazançları geçimlerine yetmese dahi Alman vatandaşlarıyla eşit sosyal haklara sahip olması tartışmaların odağında.

Mahkemelerce de onaylanan yeni uygulamaya göre, eğer bir kişi geçim masraflarının makul bir kısmını (örneğin Gelsenkirchen’de üçte birini) kendi kazancıyla karşılayamıyorsa "çalışan" statüsünü ve dolayısıyla sosyal yardım hakkını kaybedebiliyor.

"5,5 SAAT ÇALIŞMA KRİTERİ ÇOK DÜŞÜK"

Hagen Büyükşehir Belediye Başkanı Dennis Rehbein (CDU), konuya dair Brüksel’e dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Mevcut AB düzenlemelerine göre haftada sadece 5,5 saatlik bir çalışmanın "işçi" sayılmak için yettiğini belirten Rehbein, bu eşiğin çok düşük olduğunu savundu.

Hagen özelindeki çarpıcı verileri paylaşan Rehbein, şehirde yaşayan yaklaşık 7 bin Romanya ve Bulgaristan kökenli göçmenin yarısından fazlasının (%55) sosyal yardım aldığını ifade etti. Bu durumun belediye bütçesine yıllık yükünün 10 milyon Euro’yu bulduğunu vurgulayan Belediye Başkanı, şu değerlendirmede bulundu:

"Ekonomimiz için çalışmaya gelen göçmenlere ihtiyacımız var. Ancak doğrudan sosyal yardım sistemini hedefleyen göç, toplumdaki dayanışma ruhuna zarar veriyor ve tepki topluyor."

YASAL SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Belediyelerin "çalışan" statüsünü iptal etmesi, ilgili kişilerin sadece yardım almasını engellemekle kalmıyor, aynı zamanda Almanya’da ikamet etme haklarının da hukuki zeminini sarsıyor. Yerel makamlar, geçimini kendi imkanlarıyla sağlayamayan ve çalışma statüsü düşürülen kişilerin ikamet izinlerini sonlandırarak sınır dışı sürecini başlatabiliyor.

3 weeks ago | [YT] | 24

adem erkoçak

ALMAN EKONOMİSİNDEN İYİ BİR HABER: YABANCI YATIRIM 2 KATTAN FAZLA ARTTI!

Alman Ekonomi Enstitüsü'nün (IW) araştırması, yabancı doğrudan yatırımların geçen yıla göre 2025 yılında iki kattan fazla arttığını ortaya koydu.

İşverenlere yakınlığıyla bilinen IW'nin uzmanları, doğrudan yatırımların 43 milyar eurodan 96 milyar euroya yükseldiğini tahmin ediyor. Alman şirketleri ise, geçen yıl yurt dışında ortalamanın altında bir yatırım gerçekleştirdi. Buna göre, yurt dışında yapılan Alman yatırımlarının ortak değeri 86 milyar euro oldu.

Tahminlerinde, Almanya Merkez Bankası'nın 2025'in ilk on bir ayına ait verilerini baz alan Enstitü, rakamların olumlu olduğu kanaatini dile getirdi.

TRUMP'IN DAVRANIŞLARI YATIRIMLARIN ALMANYA'YA KAYMASINDA ETKİLİ OLDU

IW'de ticaret uzmanı olarak görev yapan Jürgen Matthes, "Giderek daha belirsizleşen bir dünyada öngörülebilirlik eskisinden daha önemli" değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın istikrarsız politikalarının sadece partnerleri değil, ABD ekonomisini de olumsuz etkilediğini belirten Matthes, "Hukuki güvenlik ve hesaplanabilirlik, küresel rekabette Almanya için bir lokasyon avantajı haline geliyor" diye konuştu. Matthes ayrıca, Almanya'nın bir araştırma-geliştirme merkezi olarak da yüksek çekiciliğini koruduğunu vurguladı.

2025 yılı, koronavirüs pandemisinin yaşandığı 2020 yılı hariç, 2003 yılından bu yana yabancı şirketlerin Almanya'ya Alman şirketlerin yurt dışında yaptığı yatırımlardan daha fazla yatırım yaptığı ilk yıl oldu. 2000'li yıllardan itibaren ortalama olarak her yıl Almanya’dan çıkan yatırım miktarı, gelen yatırım miktarından 25 milyar euro daha fazlaydı.

3 weeks ago | [YT] | 13

adem erkoçak

ONLARCA SUÇ KAYDI VAR, SINIR DIŞI EDİLEMİYOR AMA AYLIK 7300€ YARDIM ALIYOR!

41 yaşındaki Bosnalı Marko M., 2003 yılında Almanya’dan sınır dışı edilmek üzereyken ortadan kayboldu; 2007’de yeniden ortaya çıktı. 2009’da mahkeme sınır dışı kararını onaylamasına rağmen, Köln Belediyesi herhangi bir işlem yapmadı. O tarihten bu yana, yabancılar dairesi “seyahat belgesi eksikliği” gerekçesiyle her yıl oturum iznini uzatıyor.

Bugün Marko M., eşi ve sekiz çocuğuyla birlikte yaşıyor. Ailesine, Sığınmacı Yardım Yasası kapsamında ayda 7 bin 300 Euro, yani yılda 87 bin 600 Euro ödeme yapıldığı belgelerle doğrulandı. Bu gelir düzeyiyle aile, Almanya’daki hane gelir sıralamasında en üst yüzde 10’luk kesimde yer alıyor.

KÖLN'DE BÖYLE 7 AİLE DAHA VAR

Köln Belediyesi Sözcüsü, kentte benzer büyüklükte yedi ailenin de aynı yasa kapsamında benzer tutarlarda destek aldığını doğruladı. Kentin toplam yıllık harcaması 65,46 milyon Euro’ya ulaşıyor.

Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde 2024 yılı sonunda 88 bin 555 kişi bu yardımlardan faydalanırken, toplam gider 825 milyon Euro olarak kaydedildi. Federal hükümetin sağladığı kişi başı 7 bin 500 Euro’luk ödenek yeterli görülmeyince, eyalet bütçesinden ek olarak 570 milyon Euro (2024), 640 milyon Euro (2025) ve ayrıca 350 milyon Euro genç göçmenlerin barınması için ayrıldı.

NEDEN SINIR DIŞI EDİLMEDİĞİ BELİRSİZ

Marko M.’nin doğum yeri olarak "Bihac" yazıyor. Ancak doğum ülkesi hanesinde “belirsiz” ifadesi yer alıyor. Bu çelişki, Almanya’daki yabancılar dairelerinde süregelen bürokratik çıkmazı gözler önüne seriyor. Yetkililer, 17 yıldır neden pasaport yerine geçecek belge talep edilmediği sorusuna uzun süre yanıt vermedi. Sonrasında yapılan açıklamada, bu tür işlemlerin yalnızca “sınır dışı işleminin gerçekten mümkün olduğu durumlarda” başlatıldığı belirtildi. Ancak hangi nedenlerin bu kararı engellediği açıklanmadı.

Konuya yakın kaynaklar, sürecin ailede sonradan doğan çocuklar nedeniyle askıya alındığını, bu nedenle geri gönderme işleminin bir daha başlatılmadığını aktardı. Oysa Kuzey Ren-Vestfalya Mülteci Bakanlığı, Bosna-Hersek’e yapılan sınır dışıların “genellikle sorunsuz gerçekleştiğini” bildirdi. 2024 yılında 38, 2025’te ise 47 kişi başarıyla geri gönderildi; yalnızca bir vaka “belge eksikliği” nedeniyle iptal edildi.

SU GEÇMİŞİ "VERİ KORUMASI" NEDENİYE AÇIKLANMIYOR

Marko M.’nin 2010 yılından bu yana birçok sabıka kaydı bulunuyor. Kayıtlarda hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve organize suçlara katılım gibi suçlar yer alıyor. Çoğunlukla para cezalarına çarptırıldığı, ancak bunun caydırıcı olmadığı bildirildi.

Hakkında şu anda yeni bir dolandırıcılık davası açılmış durumda. Savcılığa göre, bir kozmetik mağazasında hediye kartı dolandırıcılığı yaptığı iddia ediliyor.

Köln Yabancılar Dairesi, Marko M.’nin suç geçmişi hakkında sorulara “kişisel verilerin korunması” gerekçesiyle yanıt vermedi. Ancak daha sonra yapılan ek bir açıklamada, kişinin geçmişte birden fazla kez suç işlediğinin kurum tarafından bilindiği doğrulandı.

1 month ago | [YT] | 24

adem erkoçak

HER 5 KİŞİDEN 1'İ ALMANYA'YI TERK ETMEYİ DÜŞÜNÜYOR

Alman Entegrasyon ve Göç Araştırmaları Merkezi (Dezim) tarafından hazırlanan kısa araştırmaya göre, Almanya’da yaşayanların yüzde 21’i ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Göç geçmişi olmayan Almanlarda bu oran yüzde 17 seviyesinde kalırken, göç etmiş kişilerde yüzde 34’e, onların Almanya’da doğan çocuklarında ise yüzde 37’ye çıkıyor.

Araştırmaya göre, ülkeyi terk etme fikrinin arkasındaki en yaygın neden daha iyi bir yaşam umudu. Bu gerekçeyi dile getirenlerin oranı, göç etmeyi düşünenlerin yaklaşık yarısını oluşturuyor. Göçmen kökenli kişiler ise buna ek olarak ayrımcılık deneyimlerini de sıkça gerekçe olarak gösteriyor.

2024 YILINDA 1 MİLYONUN ÜZERİNDE AYRILIK

Almanya’dan ayrılma fikri yaygın olsa da, gerçekleşme ihtimali düşük. Ankete katılanların yalnızca yüzde 2’si, önümüzdeki bir yıl içinde ülkeyi terk etmeyi planladığını belirtti. Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2024 yılında 1,2 milyon kişi Almanya’dan fiilen ayrıldı.

Araştırma raporunda, Almanya’da göç ve göçmenler üzerine tartışmaların yıllardır gündemde olduğu, ancak ülkeden ayrılanlara yönelik kamuoyunda yeterli dikkat gösterilmediği vurgulandı. Uzmanlara göre bu durum, demografik değişim ve iş gücü açığı tartışmaları açısından önem taşıyor.

EN ÇOK GÖÇ ETMEK İSTEYEN GRUPLAR

Çalışmada, Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile aile bağları bulunan kişiler arasında Almanya’dan ayrılmayı düşünenlerin oranı yüzde 39 olarak ölçüldü.

Eski Sovyetler Birliği kökenlilerde bu oran yüzde 31, AB ülkelerinden gelenlerde ise yüzde 28 seviyesinde kaldı.

ÜLKEYİ TERK ETMEK İSTEYENLERİN SAYISINDA ARTIŞ

Araştırmacılar, 2024 yazı ile 2025 yazı arasında 2.933 kişiyi beş ayrı dönemde sorguladı. Genel eğilim büyük ölçüde sabit kaldı. Ancak rapora göre Şubat 2025’teki Federal Meclis seçimleri öncesinde, göçmenler ve onların çocukları arasında Almanya’dan ayrılmayı düşünme oranı yaklaşık 10 puan arttı.

Dezim’in verileri, soyut düzeydeki göç etme düşüncelerinin diğer araştırmalara kıyasla biraz daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. İşgücü Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü, 2025 ortasında yayımladığı çalışmada, Almanya’ya göç etmiş kişilerin yüzde 26’sının ülkeyi terk etmeyi düşündüğünü, bunlardan yaklaşık 300 bin kişinin ise somut planlara sahip olduğunu bildirmişti.

1 month ago | [YT] | 29

adem erkoçak

BERLİN'DE BİNLERCE EV HÂLÂ ELEKTRİKSİZ: ALMAN ORDUSU DA DEVREDE

Berlin’in güneybatısında yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisi sürüyor. Hafta sonundan bu yana on binlerce haneyi etkileyen kesinti nedeniyle okullar kapalı, toplu ulaşımda aksaklıklar yaşanıyor. Kent yönetimi krizin boyutu nedeniyle Alman ordusunun da devreye girmesine izin verdi.

Pazar akşamına kadar 14 bin hane ve 500 ticari işletmeye yeniden elektrik sağlandı. Ancak 31 bin daire halen elektriksiz. Onarım çalışmaları ise aralıksız sürüyor.

"BÜYÜK HASAR DURUMU" İLAN EDİLDİ

Berlin yönetimi, yaşanan kesinti sonrası "büyük hasar durumu" ilan etti. Bu adım, kentin Bundeswehr, Bundespolizei ve yardım kuruluşlarından destek talep edebilmesini sağlıyor.

Kuzey Ren-Vestfalya da Berlin’e destek teklif etti; eyaletin 5 adet mobil jeneratör göndermesi bekleniyor.

KUNDAKLAMA ŞÜPHESİ EN GÜÇLÜ OLASILIK

Yetkililerin verdiği bilgiye göre, Cumartesi sabahından bu yana Nikolassee, Zehlendorf ve Wannsee semtlerinde 45 bin hane ve 2.200 işyeri elektriksiz kaldı. Nedeni, Teltowkanal üzerindeki bir kablo köprüsünde çıkan yangın. Soruşturma kapsamında yangının yangın bombalarıyla çıkarıldığı değerlendiriliyor.

Polis, olayı üstlenen “Vulkangruppe” adlı bir yapılanmanın kamuoyu ile paylaştığı metni inceliyor. Söz konusu grubun, Mart 2024’te Brandenburg’daki Grünheide’de bulunan Tesla tesisine yönelik kundaklamayı da üstlendiği hatırlatıldı.

Elektriğin tamamen Perşembe günü geri verilmesi hedefleniyor; ancak onarımların daha uzun sürebileceği de belirtiliyor.

GÜNEY İLÇELERDE HAYAT CİDDİ BİÇİMDE AKSIYOR

Elektrik kesintisine bağlı olarak kesilen uzaktan ısıtma (Fernwärme) hatlarında da kısmi iyileşme sağlandı.

Berlin Ekonomi Senatörü Franziska Giffey, yaptığı açıklamada, 12 bin müşteriden 9 bininin yeniden sisteme bağlandığını söyledi. Buna rağmen özellikle güney ilçelerde günlük hayat ciddi biçimde aksıyor.

OKULLAR EĞİTİME ARA VERDİ

Kesintinin etkisiyle S-Bahn hatları S1 ve S7, bu sabah itibarıyla düzensiz çalışmaya devam etti. Berliner Verkehrsbetriebe (BVG), yolcu yoğunluğunu azaltmak için yedek ve ring seferleri başlattı.

Eğitim tarafında da tablo ağır. Berlin Senatosu Eğitim, Gençlik ve Aile Dairesi, 17 okulun Çarşamba'ya kadar kapalı kalacağını duyurdu. Bölgede bazı anaokulları da bugün hizmet veremedi. Veliler için diğer okullarda acil bakım organize edildi.

1 month ago | [YT] | 24