ALMANYA İLE İLGİLİ EN SAMİMİ KANAL!
Bu kanalda bol bol gözlem, deneyim ve bilgi paylaşımı var.
Sadece Almanya'ya taşınmayı düşünenlerin değil, halihazırda Almanya'da yaşayanların da faydalanacağı birçok açıklama, gezi, bilgi, vlog, söyleşi ve belgesel içerikleri mevcut.
Umarım işinize yarar;
Sevgiler!
adem erkoçak
ALMANYA'DA BİR İLK: CUMA VAKİTLERİ DE ŞEHİR TABELASINDA!
Almanya'nın Penzberg kentinin girişlerine yerleştirilen ibadet saatlerini gösteren tabelalar yenilendi. Daha önce yalnızca Katolik ve Protestan ibadet saatlerini gösteren işaretlere artık İslam Toplumu'nun cuma namazı bilgisi de eklendi.
"DİNLER ARASI DİYALOĞUN SİMGESİ"
Kent yönetimi, salı gününden itibaren uygulamaya alınan yeni tabelalarla Katolik ve Protestan ibadetlerinin yanı sıra Müslümanların cuma namazı saatlerinin de duyurulduğunu açıkladı. Penzberg Belediyesi, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda bu ortak uygulamanın yaşayan ekümenizm anlayışı, karşılıklı saygı ve dinler arası diyaloğun simgesi olduğunu belirtti.
"KENTİMİZ İÇİN DOĞAL BİR DURUM"
Protestan papaz Julian Lademann, yeni tabelaların eski işaretlerin paslanması nedeniyle gerekli hale geldiğini ve toplam dört noktaya yerleştirileceğini açıkladı.
İmam Benjamin Idriz ise cuma namazının da tabelalarda yer alması fikrinin geçen sonbaharda dini topluluklarla dönemin Birinci Belediye Başkanı Stefan Korpan arasında yapılan yıllık toplantıda gündeme geldiğini belirtti. Idriz, projenin Belediye Başkanı Thomas Kopf döneminde hayata geçirilmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Kentte üç büyük dini topluluğun ibadet saatlerinin birlikte görünür olmasının Penzberg için doğal bir durum olduğunu vurgulayan Idriz, "Bu, aynı zamanda çok fazla huzursuzluk ve nefretin yaşandığı bir dönemde birlikte yaşamın ve karşılıklı takdirin güçlü bir işaretidir" dedi.
DÜZENLEME 1960'LARA KADAR UZANIYOR
Federal Ulaştırma Bakanlığı'nın 2008 tarihli düzenlemesiyle tüm dini toplulukların yerleşim yerlerinin girişlerinde ibadet saatlerini duyurabilmesinin önü açıldı. Bu uygulamanın yasal temeli ise 1960 yılına uzanıyor ve ilk olarak yalnızca iki kiliseyi kapsıyordu.
NEFRET MESAJLARI DA GELDİ
Lademann ve Idriz, yeni tabelalar için çok sayıda olumlu geri bildirim aldıklarını söyledi. Buna karşın özellikle sosyal medya üzerinden nefret içerikli yorumlar da yapıldı.
Penzberg Belediyesi, bunun ardından Facebook paylaşımındaki yorum özelliğini kapattığını açıkladı. Belediye Başkanı Thomas Kopf ise Facebook'ta yaptığı açıklamada, "Yapıcı tartışmalar ve eleştiriler elbette memnuniyetle karşılanıyor. Ancak hakaretlere, ayrımcılığa ve kişisel saldırılara sayfalarımızda izin vermiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kopf ayrıca Penzberg'de dini, kökeni veya dünya görüşü ne olursa olsun herkesin hoş karşılandığını belirterek, "Hep birlikte saygılı ve barışçıl bir birlikte yaşamı inşa ediyoruz" dedi.
23 hours ago | [YT] | 6
View 5 replies
adem erkoçak
Bugün size şunu sormak istiyorum: Almanya yolculuğu sırasında size en zor gelen ya da sizi en zorlayan şey nedir? Şıkların dışındaki görüşlerinizi, yaşadıklarınızı yorumlarda bekliyorum!
1 week ago | [YT] | 8
View 15 replies
adem erkoçak
ALMANYA'DA TÜRKİYE BAĞLANTILI "GenZ MAFYASI" TEHDİDİ
Almanya Federal Kriminal Dairesi (BKA), Türkiye bağlantılı genç suç gruplarının ülkedeki faaliyetlerinde dikkat çekici bir artış gözlemlediğini açıkladı. Kuruma göre bu yapılanmalar özellikle Türk kökenli esnaf ve orta ölçekli işletmeleri hedef alarak "yüksek miktarda haraç" talep ediyor. Soruşturmalarda, bu grupların sosyal medya üzerinden bağlantı kuran gevşek ağlar halinde hareket ettiği belirtiliyor.
Türk nüfusun yoğun yaşadığı yerlerde faaliyet gösteriyorlar
BKA Sözcüsü'nün Funke Medya Grubu'na yaptığı açıklamaya göre, geçen yılın ortasından bu yana "Türkiye kökenli gruplarla bağlantılı yeni bir organize suç modeli" Almanya genelinde daha belirgin hale geldi. Yetkililer, ülke çapında ateşli silahların kullanıldığı şiddet olaylarında da artış tespit edildiğini bildirdi. Bu olayların önemli bölümünün, Türk nüfusunun yoğun yaşadığı şehirlerde faaliyet gösteren Türk işletmelerine yönelik tehdit ve haraç girişimleriyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
Sosyal medya üzerinden örgütleniyorlar
BKA'nın değerlendirmesine göre, söz konusu suç gruplarının üyeleri Türkiye kökenli kişilerden oluşuyor. Türk medyasında yaş ortalamaları nedeniyle "yeni nesil mafya" ya da "GenZ mafyası" olarak anılan bu yapılanmaların, geleneksel mafya örgütlerinden farklı bir yapıya sahip olduğu belirtildi.
BKA Sözcüsü, "Klasik mafya yapılanmaları çoğunlukla hiyerarşik bir düzene sahip, faaliyetlerini gizlilik içinde yürüten ve kamuoyu önünde görünmekten kaçınan yapılardır. 'GenZ mafyası' olarak adlandırılan gruplar ise daha gevşek ağlardan oluşuyor ve sosyal medya aracılığıyla birbirleriyle bağlantılarını sürdürüyor." ifadelerini kullandı.
Kaçak silahlar güvenlik riskini artırıyor
Federal Kriminal Dairesi, bu suç gruplarının Türkiye'den temin edilen ateşli silahlardan da yararlandığını bildirdi. Kurum, yasa dışı silah ticaretinin, silahların yayılmasının ve kolay erişilebilir hale gelmesinin kamu güvenliği açısından ek risk oluşturduğunu vurguladı.
Açıklamada, Türkiye'de üretilen kurusıkı silahların Almanya'da yasa dışı şekilde gerçek ateşli silahlara dönüştürülmüş halde defalarca ele geçirildiği kaydedildi. Ayrıca, yasal üretim ve dağıtım zincirinin dışında imal edilen, orijinal modelleri gerçeğe çok yakın biçimde taklit eden yasa dışı silah kopyalarının da giderek daha fazla önem kazandığı belirtildi.
Berlin'de özel ekipler devrede
Ateşli silahlarla bağlantılı suçlardaki belirgin yükselişin ardından özellikle Berlin'de polis ve savcılık organize suç örgütlerine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı. Polis teşkilatı bu kapsamda "Ferrum" adlı özel birimi kurarken, savcılık da "Telum" isimli soruşturma grubunu oluşturdu.
Soruşturma makamlarının verdiği bilgilere göre düzenlenen baskın ve aramalarda, liderlerinin Türkiye'den faaliyet yürüttüğü öne sürülen suç grupları mercek altına alındı. Bu grupların Berlin başta olmak üzere çeşitli kentlerde Türk ve Kürt kökenli iş yeri sahiplerini tehdit ederek yüksek miktarlarda para talep ettiği iddia ediliyor.
3 weeks ago | [YT] | 7
View 8 replies
adem erkoçak
Almanya'ya göç etmek isteyenlerden istenen fahiş danışmanlık ücretleri hakkında ne düşünüyorsunuz?"
1 month ago | [YT] | 15
View 34 replies
adem erkoçak
ALMANYA’NIN ‘80 ALTIN YILI’ SONA ERDİ
Alman sanayi devi Würth Group’un kurucusu ve onursal başkanı Reinhold Würth, Federal Cumhuriyet’in İkinci Dünya Savaşı sonrası yakaladığı eşsiz refah döneminin kapandığını duyurdu. Ünlü milyarder, artan üretim maliyetleri, zayıflayan çalışma disiplini ve teknolojik geride kalmışlık nedeniyle Almanya’nın küresel rekabet gücünü kaybettiği konusunda uyardı.
REFAH DEVLETİNİN YAPISAL KRİZİ
89 yaşındaki sanayi duayeni Reinhold Würth, Euronews için kaleme aldığı analizde, 1945’ten bu yana süregelen "80 altın yılın" artık geride kaldığını belirtti. Babasından devraldığı iki kişilik işletmeyi 86 bin çalışanı olan 20 milyar Euro’luk bir dünya devine dönüştüren Würth’e göre, Almanya’nın ekonomik "bağışıklık sistemi" çökmüş durumda.
Würth, özellikle toplumsal motivasyondaki düşüşe dikkat çekerek, yeni nesillerin kariyer odaklı çalışma yerine "güvenli ve konforlu bir yaşamı" tercih ettiğini savundu. Sanayici, "Geçmişte hafta sonu Cumartesi öğleden sonra başlardı; bugün ise Cuma öğleden sonraları hafta sonuna dahil edildi," diyerek çalışma kültüründeki erozyonu eleştirdi.
SANAYİSİZLEŞME SARMALI VE MALİYET BASKISI
Almanya’nın üretim merkezi olma vasfını yitirmeye başladığını vurgulayan Würth, operasyonel maliyetler arasındaki uçuruma dikkat çekti. Bazı Avrupa Birliği ülkelerinde üretim giderlerinin Almanya’ya kıyasla %50 daha düşük olması, Alman sanayisinin "aşağı doğru bir sarmala" girmesine neden oluyor.
Sendikaların yüksek ücret taleplerinin rekabet baskısını dayanılmaz hale getirdiğini ifade eden iş insanı, sermaye ve üretimin hızla ülke dışına kaydığı uyarısında bulundu. Bu durumun, Almanya’nın geleneksel endüstriyel omurgasını oluşturan fabrikaların kapanmasıyla sonuçlanacağını öngördü.
TEKNOLOJİK YENİLGİ RİSKİ VE YAPAY ZEKA
Analizinde sadece maliyetlere değil, inovasyon eksikliğine de değinen Würth, Almanya’nın dijitalleşme ve yapay zeka yarışında ABD’li devlerin gerisinde kaldığını belirtti. Google ve Apple gibi teknoloji devleriyle rekabet edebilmek için "agresif yatırımların" şart olduğunu vurgulayan milyarder, şu stratejik adımların atılması çağrısında bulundu:
-Ulusal Bulut Sistemleri: Veri egemenliği için bağımsız altyapıların kurulması.
-Bilişim Yatırımları: Elektronik ve yazılım alanında devlet teşviklerinin artırılması.
-Toplumsal Dayanışma: Kişisel menfaatlerin ötesinde, ulusal bir ekonomik hedef etrafında birleşilmesi.
TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI
Reinhold Würth, yazısını Almanya’nın yeniden birleşme dönemindeki "birlik ruhuna" atıfta bulunarak noktaladı. Forbes verilerine göre 41,9 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin isimlerinden biri olan Würth, mevcut krizin sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir zihniyet krizi olduğunu hatırlatarak; Almanya’nın hayatta kalabilmesi için "konfor alanından çıkması" gerektiğini ifade etti.
2 months ago | [YT] | 27
View 14 replies
adem erkoçak
ALMANYA'DA 1 MİLYON EURO’LUK SOSYAL YARDIM YOLSUZLUĞU
Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Viersen kentinde, sosyal yardım dairesinde görevli bir memurun 2013-2024 yılları arasında gerçekleştirdiği usulsüzlükler mahkemeye taşındı. Sanık, engelli bireyler için ayrılan ödenekleri, uydurma şirketler üzerinden kendi banka hesaplarına aktardığını itiraf etti. Toplamda 1 milyon Euro’yu aşan kamu zararı tespit edildi.
USULSÜZLÜK YÖNTEMİ VE SÜRESİ
Sanık, 2013 yılından itibaren engelli bireylere yönelik destekler kapsamında hayali şirketler adına başvurular oluşturdu. Bu başvuruları kendi yetkisiyle onaylayan memur, ödemeleri şahsi hesaplarına yönlendirdi. 11 yıl boyunca devam eden bu yöntemle toplam 1 milyon 17 bin Euro zimmete geçirildi.
50 OLAY ZAMANAŞIMINA UĞRADI
Mönchengladbach Eyalet Mahkemesi’ndeki davada, 2013 ile 2019 yılları arasındaki 50 olay hukuki zamanaşımı nedeniyle yargılama dışı bırakıldı. Bu döneme ait usulsüzlük tutarı 512 bin Euro olarak belirlendi. Sanık şu an sadece 2020-2024 yıllarını kapsayan, 504 bin Euro tutarındaki 36 ayrı olaydan yargılanıyor. Sanık, zamanaşımına uğrayan eylemler de dahil olmak üzere tüm suçlamaları kabul etti.
"AİLEM VE BORÇLARIM İÇİN KULLANDIM"
Sanık, elde edilen geliri lüks tüketim yerine ailesiyle yaptığı seyahatler ve mevcut borçları için kullandığını beyan etti. İfadesinde, otistik iki çocuğunun rehabilitasyonu için doğa gezilerine çıktıklarını ve 25 bin Euro tutarındaki kredi borcu nedeniyle bu yola başvurduğunu savundu. Bununla birlikte, aylık 4 bin Euro olan net maaşına ek olarak ortalama 8 bin Euro haksız kazanç sağladığını ve gelirinin üzerinde bir yaşam sürdüğünü kabul etti.
"ACEMİ" MEMUR ORTAYA ÇIKARDI
Söz konusu işlemler, 11 yıl boyunca farklı birim amirlerinin onayından geçti. Sanığın kendi soyadına benzer şirket isimleri ve aynı banka hesaplarını kullanmasına rağmen durum fark edilmedi. Usulsüzlük, göreve yeni başlayan bir çalışanın, bir şirkete ait adreste içecek marketi bulunduğunu fark ederek durumu raporlamasıyla ortaya çıktı.
ÖMÜR BOYU GERİ ÖDEYEMEYECEĞİ ÖNGÖRÜLÜYOR
Hakkında disiplin süreci başlatılan ve görevden uzaklaştırılan memur için 10 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Alman makamları, zamanaşımına uğrayan kısımlar dahil olmak üzere 1 milyon 17 bin Euro’nun tamamının geri ödenmesini talep etti. Sanığın hesaplarına haciz konulurken, borcun tamamının mevcut mal varlığıyla ödenemeyeceği öngörülüyor.
2 months ago | [YT] | 20
View 7 replies
adem erkoçak
🚨 GERÇEK PASAPORTLA ALMANYA'YA KAÇAK GİRİŞ YÖNTEMİ
Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen geniş çaplı polis operasyonu, sıra dışı bir yasa dışı giriş yöntemini gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık 50 adresin arandığı baskınlarda 1000’e yakın polis görev aldı ve en az 93 bin Euro nakit paraya el konuldu.
Soruşturmaya göre yöntem oldukça dikkat çekici: Almanya’da yasal olarak yaşayan bir kişi, kendi gerçek pasaportunu ülkesine gönderiyor. Fiziksel olarak benzer başka biri ise bu belgeyle Almanya’ya giriş yapıp ortadan kayboluyor. Belgelerin sahte olmaması, yöntemin uzun süre fark edilmesini zorlaştırdı.
Operasyonlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, telefonlar, pasaport fotoğrafları ve seyahat belgeleri ele geçirildi. Yetkililer, olayın yalnızca Leipzig ile sınırlı olmayabileceğini ve farklı bölgelerde de benzer vakaların görüldüğünü belirtiyor.
Bu yöntem aslında Almanya’da değil, Orta Doğu’daki havaalanlarında fark edildi. Alman yetkililer, pasaport fotoğrafları ile yolcular arasındaki küçük farkları tespit ederek sistemi ortaya çıkardı.
3 months ago | [YT] | 16
View 2 replies
adem erkoçak
"KÖLN CİNAYETİ" ZANLISI İSTANBUL'DA YAKALANDI!
Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık üç yıl önce motosiklet çevreleriyle bağlantılı olduğu öne sürülen bir cinayet dosyasında önemli bir gelişme yaşandı. Olayla ilgili aranan şüpheli, Türkiye’de yakalandı.
Köln Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, zanlı pazartesi günü İstanbul’daki Almanya Başkonsolosluğu önünde Türk polisi tarafından gözaltına alındı. Yetkililer, yakalamanın Köln savcılığının talebi üzerine çıkarılan iade başvurusuna dayandığını bildirdi.
İADE PROSEDÜRÜ BAŞLATILDI
Savcılık sözcüsü, şüphelinin şu anda iade tutukluluğunda bulunduğunu ve Almanya’ya gönderilmesine karşı Türkiye’de hukuki itirazda bulunma hakkının olduğunu belirtti. Gözaltına alınma sürecine ilişkin ayrıntıların sınırlı olduğu, zanlının kimliği ve yaşı hakkında ise bilgi paylaşılmadığı aktarıldı.
Söz konusu olay, Mayıs 2023’te Köln’de bir parkta meydana gelmişti. 35 yaşındaki bir kişi silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiş, olayın hemen ardından bunun motosiklet grupları arasındaki bir hesaplaşma olabileceğine dair güçlü bulgular ortaya çıkmıştı.
CİNAYETİ AZMETTİRENE ÖMÜR BOYU HAPİS
Cinayetten yaklaşık bir yıl sonra görülen davada, o dönem 27 yaşında olan bir sanık, suçu azmettirdiği gerekçesiyle Köln Eyalet Mahkemesi tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Söz konusu kişinin, aralarında şimdi yakalanan zanlının da bulunduğu iki kişiyi cinayeti işlemekle görevlendirdiği ileri sürülmüştü. İddianamede, tarafların daha sonra dağılan bir Hells Angels yapılanması üzerinden birbirlerini tanıdığı bilgisi yer almıştı.
Azmettirici olduğu iddia edilen sanık hakkında verilen karar henüz kesinleşmiş değil. Federal Yüksek Mahkeme sanığın itirazını reddetmiş olsa da, Anayasa Mahkemesi daha sonra yargılama sürecinde hatalar tespit etti. Bu nedenle halen devam eden yeni davada, cinayete azmettirme suçlaması yeniden ele alınıyor.
3 months ago | [YT] | 13
View 3 replies
adem erkoçak
SURİYELİLER ALMANLARDAN 11 KAT DAHA FAZLA SUÇ İŞLERKEN, AFGANLAR CİNSEL SUÇLARDA BAŞI ÇEKİYOR
Almanya’da hükümet ile muhalefet arasında göç ve suç oranları üzerinden sert bir tartışma yaşanıyor. Başbakan Friedrich Merz’in şiddet suçlarını göçle ilişkilendiren sözleri siyasi gerilimi tırmandırırken, İçişleri Bakanlığı verileri tartışmanın merkezine yerleşti.
Federal İçişleri Bakanlığı Parlamenter Devlet Sekreteri Christoph de Vries, Federal Kriminal Dairesi’nin şüpheli yoğunluk verilerine dayanarak yaptığı açıklamada, Suriyelilerin Almanya’da Alman vatandaşlarına kıyasla yaklaşık 11 kat daha fazla suçla ilişkilendirildiğini belirtti. CDU’lu siyasetçi, özellikle ağır suç kategorilerinde dikkat çeken farklar olduğunu dile getirdi.
CİNSEL SUÇLARDA AFGANLAR BAŞI ÇEKİYOR
De Vries, ağır cinsel suçlara ilişkin verilerde Afgan kökenlilerin başı çektiğini vurguladı. Konuya dair açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ağır cinsel suçlarda Afganlar, Alman vatandaşlarına kıyasla yaklaşık 14 kat daha yüksek bir oranla en üst sırada yer alıyor."
Göç politikalarının güvenlik üzerindeki etkisine de değinen CDU’lu siyasetçi, "Son on yılda Arap bölgesinden gelen sığınma göçü ülkemizi daha güvensiz hale getirdi, özellikle kadınlar için" sözleriyle değerlendirmesini sürdürdü.
BAŞBAKAN MERZ GÖÇMENLERİ SUÇLADI
Tartışmanın fitilini ise geçen hafta Federal Meclis’te konuşan Başbakan Friedrich Merz ateşledi. Merz, artan şiddet olaylarına dikkat çekerek, "Toplumumuzda patlayan bir şiddet var ve buna karşı birlikte harekete geçmeliyiz. O zaman nedenler hakkında da konuşmalıyız. Bu şiddetin nereden geldiğini de ele almalıyız" dedi.
Başbakan ayrıca, "Bu şiddetin kayda değer bir kısmının Almanya’ya gelen göçmen gruplarından kaynaklandığını da açıkça söylemeliyiz" ifadelerini kullandı.
Bu sözler, Yeşiller ve Sol Parti sıralarından sert tepkilerle karşılandı. Merz’e yönelik oturum sırasında sık sık sözlü müdahaleler yapılırken, bazı milletvekilleri Başbakan’ı ırkçılıkla suçladı.
HÜKÜMET, MUHALAFETİ ELEŞTİRDİ
Christoph de Vries ise Başbakan’a destek vererek eleştirilere karşı çıktı. Muhalefeti hedef alan CDU’lu siyasetçi, "Suç mağdurları adına, Yeşiller ve Sol’un yabancı suçlarını sürekli küçümseyen yaklaşımının artık sona ermesini isterdim" dedi.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in geçtiğimiz mayıs ayında açıkladığı 2024 verileri de benzer bir tabloya işaret etmişti. Söz konusu istatistiklerde Suriyeli şüphelilerin şiddet suçlarında belirgin şekilde yüksek oranda temsil edildiği görülmüştü.
Bu verilerin yalnızca ciddi suçları kapsadığı, küçük çaplı vakaları içermediği özellikle vurgulanmıştı. Bakanlık ise daha önce yaptığı değerlendirmelerde, yabancı uyrukluların yüksek oranını, “şiddet deneyimi yaşamış ve bu durumdan etkilenmiş sığınmacıların varlığı” ile açıklamıştı. Ancak bu yorum, siyasi tartışmaları yatıştırmak yerine daha da alevlendirmiş görünüyor.
3 months ago | [YT] | 34
View 21 replies
adem erkoçak
TÜRK UBER ŞOFÖRÜ, TÜRK YOLCUYU SINIR DIŞI ETTİRDİ!
Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Adelstetten bölgesinde, Federal Polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen rutin kontroller sırasında yasa dışı yollarla ülkeye girmeye çalışan bir şahıs yakalandı. Avusturya sınırından Almanya’ya giriş yapmak üzere olan Uber aracındaki yolcunun, aynı gün içerisinde sınır dışı edildiği ortaya çıktı.
SÜRÜCÜNÜN DİKKATİ EMNİYETİ HAREKETE GEÇİRDİ
Avusturya üzerinden Almanya’ya yolcu taşıyan Türk asıllı bir Uber sürücüsü, 34 yaşındaki Türk vatandaşı yolcusunun şüpheli tavırlarından endişe ederek durumu Federal Polis birimlerine bildirdi. Sürücünün ihbarı üzerine Adelstetten mevkisinde durdurulan araçta yapılan kimlik kontrolü, yasa dışı giriş teşebbüsünü gün yüzüne çıkardı.
AYNI GÜN İÇİNDE İKİNCİ KEZ GERİ ÇEVRİLDİ
Yapılan sistem incelemelerinde, gözaltına alınan şahsın olaydan birkaç saat önce Avusturya makamları tarafından Almanya’ya girişinin reddedildiği ve geri çevrildiği tespit edildi. Giriş yasağına rağmen Uber aracılığıyla şansını tekrar deneyen şahıs, bu kez emniyet güçleri tarafından yakalandı.
MÜNİH ÜZERİNDEN ACİL SINIR DIŞI KARARI
Yasa dışı sınır geçişi teşebbüsüyle gözaltına alınan 34 yaşındaki şahıs hakkında derhal yasal işlem başlatıldı. Federal Polis merkezi tarafından yürütülen işlemlerin tamamlanmasının ardından, şahıs vakit kaybedilmeden Münih Havalimanı üzerinden Türkiye’ye sınır dışı edildi. Yetkililer, sınır bölgelerinde artırılan denetimlerin bu tür yasa dışı faaliyetlere karşı etkin bir set oluşturduğunu vurguladı.
3 months ago (edited) | [YT] | 20
View 10 replies
Load more