ALMANYA İLE İLGİLİ EN SAMİMİ KANAL!

Bu kanalda bol bol gözlem, deneyim ve bilgi paylaşımı var.
Sadece Almanya'ya taşınmayı düşünenlerin değil, halihazırda Almanya'da yaşayanların da faydalanacağı birçok açıklama, gezi, bilgi, vlog, söyleşi ve belgesel içerikleri mevcut.

Umarım işinize yarar;
Sevgiler!


adem erkoçak

ALMANYA’NIN ‘80 ALTIN YILI’ SONA ERDİ

Alman sanayi devi Würth Group’un kurucusu ve onursal başkanı Reinhold Würth, Federal Cumhuriyet’in İkinci Dünya Savaşı sonrası yakaladığı eşsiz refah döneminin kapandığını duyurdu. Ünlü milyarder, artan üretim maliyetleri, zayıflayan çalışma disiplini ve teknolojik geride kalmışlık nedeniyle Almanya’nın küresel rekabet gücünü kaybettiği konusunda uyardı.

REFAH DEVLETİNİN YAPISAL KRİZİ

89 yaşındaki sanayi duayeni Reinhold Würth, Euronews için kaleme aldığı analizde, 1945’ten bu yana süregelen "80 altın yılın" artık geride kaldığını belirtti. Babasından devraldığı iki kişilik işletmeyi 86 bin çalışanı olan 20 milyar Euro’luk bir dünya devine dönüştüren Würth’e göre, Almanya’nın ekonomik "bağışıklık sistemi" çökmüş durumda.

Würth, özellikle toplumsal motivasyondaki düşüşe dikkat çekerek, yeni nesillerin kariyer odaklı çalışma yerine "güvenli ve konforlu bir yaşamı" tercih ettiğini savundu. Sanayici, "Geçmişte hafta sonu Cumartesi öğleden sonra başlardı; bugün ise Cuma öğleden sonraları hafta sonuna dahil edildi," diyerek çalışma kültüründeki erozyonu eleştirdi.

SANAYİSİZLEŞME SARMALI VE MALİYET BASKISI

Almanya’nın üretim merkezi olma vasfını yitirmeye başladığını vurgulayan Würth, operasyonel maliyetler arasındaki uçuruma dikkat çekti. Bazı Avrupa Birliği ülkelerinde üretim giderlerinin Almanya’ya kıyasla %50 daha düşük olması, Alman sanayisinin "aşağı doğru bir sarmala" girmesine neden oluyor.

Sendikaların yüksek ücret taleplerinin rekabet baskısını dayanılmaz hale getirdiğini ifade eden iş insanı, sermaye ve üretimin hızla ülke dışına kaydığı uyarısında bulundu. Bu durumun, Almanya’nın geleneksel endüstriyel omurgasını oluşturan fabrikaların kapanmasıyla sonuçlanacağını öngördü.

TEKNOLOJİK YENİLGİ RİSKİ VE YAPAY ZEKA

Analizinde sadece maliyetlere değil, inovasyon eksikliğine de değinen Würth, Almanya’nın dijitalleşme ve yapay zeka yarışında ABD’li devlerin gerisinde kaldığını belirtti. Google ve Apple gibi teknoloji devleriyle rekabet edebilmek için "agresif yatırımların" şart olduğunu vurgulayan milyarder, şu stratejik adımların atılması çağrısında bulundu:

-Ulusal Bulut Sistemleri: Veri egemenliği için bağımsız altyapıların kurulması.

-Bilişim Yatırımları: Elektronik ve yazılım alanında devlet teşviklerinin artırılması.

-Toplumsal Dayanışma: Kişisel menfaatlerin ötesinde, ulusal bir ekonomik hedef etrafında birleşilmesi.

TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI

Reinhold Würth, yazısını Almanya’nın yeniden birleşme dönemindeki "birlik ruhuna" atıfta bulunarak noktaladı. Forbes verilerine göre 41,9 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin isimlerinden biri olan Würth, mevcut krizin sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir zihniyet krizi olduğunu hatırlatarak; Almanya’nın hayatta kalabilmesi için "konfor alanından çıkması" gerektiğini ifade etti.

5 days ago | [YT] | 25

adem erkoçak

ALMANYA'DA 1 MİLYON EURO’LUK SOSYAL YARDIM YOLSUZLUĞU

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Viersen kentinde, sosyal yardım dairesinde görevli bir memurun 2013-2024 yılları arasında gerçekleştirdiği usulsüzlükler mahkemeye taşındı. Sanık, engelli bireyler için ayrılan ödenekleri, uydurma şirketler üzerinden kendi banka hesaplarına aktardığını itiraf etti. Toplamda 1 milyon Euro’yu aşan kamu zararı tespit edildi.

USULSÜZLÜK YÖNTEMİ VE SÜRESİ

Sanık, 2013 yılından itibaren engelli bireylere yönelik destekler kapsamında hayali şirketler adına başvurular oluşturdu. Bu başvuruları kendi yetkisiyle onaylayan memur, ödemeleri şahsi hesaplarına yönlendirdi. 11 yıl boyunca devam eden bu yöntemle toplam 1 milyon 17 bin Euro zimmete geçirildi.

50 OLAY ZAMANAŞIMINA UĞRADI

Mönchengladbach Eyalet Mahkemesi’ndeki davada, 2013 ile 2019 yılları arasındaki 50 olay hukuki zamanaşımı nedeniyle yargılama dışı bırakıldı. Bu döneme ait usulsüzlük tutarı 512 bin Euro olarak belirlendi. Sanık şu an sadece 2020-2024 yıllarını kapsayan, 504 bin Euro tutarındaki 36 ayrı olaydan yargılanıyor. Sanık, zamanaşımına uğrayan eylemler de dahil olmak üzere tüm suçlamaları kabul etti.

"AİLEM VE BORÇLARIM İÇİN KULLANDIM"

Sanık, elde edilen geliri lüks tüketim yerine ailesiyle yaptığı seyahatler ve mevcut borçları için kullandığını beyan etti. İfadesinde, otistik iki çocuğunun rehabilitasyonu için doğa gezilerine çıktıklarını ve 25 bin Euro tutarındaki kredi borcu nedeniyle bu yola başvurduğunu savundu. Bununla birlikte, aylık 4 bin Euro olan net maaşına ek olarak ortalama 8 bin Euro haksız kazanç sağladığını ve gelirinin üzerinde bir yaşam sürdüğünü kabul etti.

"ACEMİ" MEMUR ORTAYA ÇIKARDI

Söz konusu işlemler, 11 yıl boyunca farklı birim amirlerinin onayından geçti. Sanığın kendi soyadına benzer şirket isimleri ve aynı banka hesaplarını kullanmasına rağmen durum fark edilmedi. Usulsüzlük, göreve yeni başlayan bir çalışanın, bir şirkete ait adreste içecek marketi bulunduğunu fark ederek durumu raporlamasıyla ortaya çıktı.

ÖMÜR BOYU GERİ ÖDEYEMEYECEĞİ ÖNGÖRÜLÜYOR

Hakkında disiplin süreci başlatılan ve görevden uzaklaştırılan memur için 10 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Alman makamları, zamanaşımına uğrayan kısımlar dahil olmak üzere 1 milyon 17 bin Euro’nun tamamının geri ödenmesini talep etti. Sanığın hesaplarına haciz konulurken, borcun tamamının mevcut mal varlığıyla ödenemeyeceği öngörülüyor.

2 weeks ago | [YT] | 20

adem erkoçak

🚨 GERÇEK PASAPORTLA ALMANYA'YA KAÇAK GİRİŞ YÖNTEMİ

Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen geniş çaplı polis operasyonu, sıra dışı bir yasa dışı giriş yöntemini gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık 50 adresin arandığı baskınlarda 1000’e yakın polis görev aldı ve en az 93 bin Euro nakit paraya el konuldu.

Soruşturmaya göre yöntem oldukça dikkat çekici: Almanya’da yasal olarak yaşayan bir kişi, kendi gerçek pasaportunu ülkesine gönderiyor. Fiziksel olarak benzer başka biri ise bu belgeyle Almanya’ya giriş yapıp ortadan kayboluyor. Belgelerin sahte olmaması, yöntemin uzun süre fark edilmesini zorlaştırdı.

Operasyonlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, telefonlar, pasaport fotoğrafları ve seyahat belgeleri ele geçirildi. Yetkililer, olayın yalnızca Leipzig ile sınırlı olmayabileceğini ve farklı bölgelerde de benzer vakaların görüldüğünü belirtiyor.

Bu yöntem aslında Almanya’da değil, Orta Doğu’daki havaalanlarında fark edildi. Alman yetkililer, pasaport fotoğrafları ile yolcular arasındaki küçük farkları tespit ederek sistemi ortaya çıkardı.

3 weeks ago | [YT] | 16

adem erkoçak

"KÖLN CİNAYETİ" ZANLISI İSTANBUL'DA YAKALANDI!

Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık üç yıl önce motosiklet çevreleriyle bağlantılı olduğu öne sürülen bir cinayet dosyasında önemli bir gelişme yaşandı. Olayla ilgili aranan şüpheli, Türkiye’de yakalandı.

Köln Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, zanlı pazartesi günü İstanbul’daki Almanya Başkonsolosluğu önünde Türk polisi tarafından gözaltına alındı. Yetkililer, yakalamanın Köln savcılığının talebi üzerine çıkarılan iade başvurusuna dayandığını bildirdi.

İADE PROSEDÜRÜ BAŞLATILDI

Savcılık sözcüsü, şüphelinin şu anda iade tutukluluğunda bulunduğunu ve Almanya’ya gönderilmesine karşı Türkiye’de hukuki itirazda bulunma hakkının olduğunu belirtti. Gözaltına alınma sürecine ilişkin ayrıntıların sınırlı olduğu, zanlının kimliği ve yaşı hakkında ise bilgi paylaşılmadığı aktarıldı.

Söz konusu olay, Mayıs 2023’te Köln’de bir parkta meydana gelmişti. 35 yaşındaki bir kişi silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiş, olayın hemen ardından bunun motosiklet grupları arasındaki bir hesaplaşma olabileceğine dair güçlü bulgular ortaya çıkmıştı.

CİNAYETİ AZMETTİRENE ÖMÜR BOYU HAPİS

Cinayetten yaklaşık bir yıl sonra görülen davada, o dönem 27 yaşında olan bir sanık, suçu azmettirdiği gerekçesiyle Köln Eyalet Mahkemesi tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Söz konusu kişinin, aralarında şimdi yakalanan zanlının da bulunduğu iki kişiyi cinayeti işlemekle görevlendirdiği ileri sürülmüştü. İddianamede, tarafların daha sonra dağılan bir Hells Angels yapılanması üzerinden birbirlerini tanıdığı bilgisi yer almıştı.

Azmettirici olduğu iddia edilen sanık hakkında verilen karar henüz kesinleşmiş değil. Federal Yüksek Mahkeme sanığın itirazını reddetmiş olsa da, Anayasa Mahkemesi daha sonra yargılama sürecinde hatalar tespit etti. Bu nedenle halen devam eden yeni davada, cinayete azmettirme suçlaması yeniden ele alınıyor.

4 weeks ago | [YT] | 13

adem erkoçak

SURİYELİLER ALMANLARDAN 11 KAT DAHA FAZLA SUÇ İŞLERKEN, AFGANLAR CİNSEL SUÇLARDA BAŞI ÇEKİYOR

Almanya’da hükümet ile muhalefet arasında göç ve suç oranları üzerinden sert bir tartışma yaşanıyor. Başbakan Friedrich Merz’in şiddet suçlarını göçle ilişkilendiren sözleri siyasi gerilimi tırmandırırken, İçişleri Bakanlığı verileri tartışmanın merkezine yerleşti.

Federal İçişleri Bakanlığı Parlamenter Devlet Sekreteri Christoph de Vries, Federal Kriminal Dairesi’nin şüpheli yoğunluk verilerine dayanarak yaptığı açıklamada, Suriyelilerin Almanya’da Alman vatandaşlarına kıyasla yaklaşık 11 kat daha fazla suçla ilişkilendirildiğini belirtti. CDU’lu siyasetçi, özellikle ağır suç kategorilerinde dikkat çeken farklar olduğunu dile getirdi.

CİNSEL SUÇLARDA AFGANLAR BAŞI ÇEKİYOR

De Vries, ağır cinsel suçlara ilişkin verilerde Afgan kökenlilerin başı çektiğini vurguladı. Konuya dair açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ağır cinsel suçlarda Afganlar, Alman vatandaşlarına kıyasla yaklaşık 14 kat daha yüksek bir oranla en üst sırada yer alıyor."

Göç politikalarının güvenlik üzerindeki etkisine de değinen CDU’lu siyasetçi, "Son on yılda Arap bölgesinden gelen sığınma göçü ülkemizi daha güvensiz hale getirdi, özellikle kadınlar için" sözleriyle değerlendirmesini sürdürdü.

BAŞBAKAN MERZ GÖÇMENLERİ SUÇLADI

Tartışmanın fitilini ise geçen hafta Federal Meclis’te konuşan Başbakan Friedrich Merz ateşledi. Merz, artan şiddet olaylarına dikkat çekerek, "Toplumumuzda patlayan bir şiddet var ve buna karşı birlikte harekete geçmeliyiz. O zaman nedenler hakkında da konuşmalıyız. Bu şiddetin nereden geldiğini de ele almalıyız" dedi.

Başbakan ayrıca, "Bu şiddetin kayda değer bir kısmının Almanya’ya gelen göçmen gruplarından kaynaklandığını da açıkça söylemeliyiz" ifadelerini kullandı.

Bu sözler, Yeşiller ve Sol Parti sıralarından sert tepkilerle karşılandı. Merz’e yönelik oturum sırasında sık sık sözlü müdahaleler yapılırken, bazı milletvekilleri Başbakan’ı ırkçılıkla suçladı.

HÜKÜMET, MUHALAFETİ ELEŞTİRDİ

Christoph de Vries ise Başbakan’a destek vererek eleştirilere karşı çıktı. Muhalefeti hedef alan CDU’lu siyasetçi, "Suç mağdurları adına, Yeşiller ve Sol’un yabancı suçlarını sürekli küçümseyen yaklaşımının artık sona ermesini isterdim" dedi.

İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in geçtiğimiz mayıs ayında açıkladığı 2024 verileri de benzer bir tabloya işaret etmişti. Söz konusu istatistiklerde Suriyeli şüphelilerin şiddet suçlarında belirgin şekilde yüksek oranda temsil edildiği görülmüştü.

Bu verilerin yalnızca ciddi suçları kapsadığı, küçük çaplı vakaları içermediği özellikle vurgulanmıştı. Bakanlık ise daha önce yaptığı değerlendirmelerde, yabancı uyrukluların yüksek oranını, “şiddet deneyimi yaşamış ve bu durumdan etkilenmiş sığınmacıların varlığı” ile açıklamıştı. Ancak bu yorum, siyasi tartışmaları yatıştırmak yerine daha da alevlendirmiş görünüyor.

1 month ago | [YT] | 34

adem erkoçak

TÜRK UBER ŞOFÖRÜ, TÜRK YOLCUYU SINIR DIŞI ETTİRDİ!

Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Adelstetten bölgesinde, Federal Polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen rutin kontroller sırasında yasa dışı yollarla ülkeye girmeye çalışan bir şahıs yakalandı. Avusturya sınırından Almanya’ya giriş yapmak üzere olan Uber aracındaki yolcunun, aynı gün içerisinde sınır dışı edildiği ortaya çıktı.

SÜRÜCÜNÜN DİKKATİ EMNİYETİ HAREKETE GEÇİRDİ

Avusturya üzerinden Almanya’ya yolcu taşıyan Türk asıllı bir Uber sürücüsü, 34 yaşındaki Türk vatandaşı yolcusunun şüpheli tavırlarından endişe ederek durumu Federal Polis birimlerine bildirdi. Sürücünün ihbarı üzerine Adelstetten mevkisinde durdurulan araçta yapılan kimlik kontrolü, yasa dışı giriş teşebbüsünü gün yüzüne çıkardı.

AYNI GÜN İÇİNDE İKİNCİ KEZ GERİ ÇEVRİLDİ

Yapılan sistem incelemelerinde, gözaltına alınan şahsın olaydan birkaç saat önce Avusturya makamları tarafından Almanya’ya girişinin reddedildiği ve geri çevrildiği tespit edildi. Giriş yasağına rağmen Uber aracılığıyla şansını tekrar deneyen şahıs, bu kez emniyet güçleri tarafından yakalandı.

MÜNİH ÜZERİNDEN ACİL SINIR DIŞI KARARI

Yasa dışı sınır geçişi teşebbüsüyle gözaltına alınan 34 yaşındaki şahıs hakkında derhal yasal işlem başlatıldı. Federal Polis merkezi tarafından yürütülen işlemlerin tamamlanmasının ardından, şahıs vakit kaybedilmeden Münih Havalimanı üzerinden Türkiye’ye sınır dışı edildi. Yetkililer, sınır bölgelerinde artırılan denetimlerin bu tür yasa dışı faaliyetlere karşı etkin bir set oluşturduğunu vurguladı.

1 month ago (edited) | [YT] | 20

adem erkoçak

BERLİN'DE TACİZİ ENGELLEMEK İSTEYEN KİŞİ SALDIRIYA UĞRADI

Berlin’de bir S-Bahn treninde yaşanan saldırı olayı günler sonra ortaya çıktı. İki genç kadının tacize uğradığı sırada araya giren bir kişi, çok sayıda saldırganın hedefi oldu. Olayın geçen perşembe günü gerçekleştiği, ancak yetkililer tarafından daha sonra kamuoyuna duyurulduğu bildirildi.

Federal polis tarafından yapılan açıklamaya göre olay, akşam saat 19.30 civarında Berlin yönüne giden S46 hattındaki bir trende, Brandenburg’daki Wildau istasyonu yakınlarında meydana geldi. Trende bulunan yaklaşık on kişilik bir erkek grubunun iki genç kadını rahatsız ettiği belirtildi.

Bu duruma müdahale eden bir yolcu, gruba davranışlarına son vermeleri yönünde uyarıda bulundu. Ancak bu uyarı kısa sürede şiddete dönüştü.

YÜZÜNDE KIRIKLAR OLUŞTU

Grup içinden birden fazla kişi, uyarıda bulunan adama saldırarak darbetti. Yaşanan arbede sonrası yaralanan kişi, Treptower Park istasyonunda trenden indi. İlk etapta olay yerinde yardım istemeyen yaralı, daha sonra evine ulaştığında acil yardım hattını aradı.

Saldırı sonucu yüzünde kırıklar oluşan adam hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

POLİS ŞÜPHELİLERİ ARIYOR

Olayın ardından Federal Polis, tren içindeki güvenlik kameralarına ait kayıtları incelemeye aldı. Soruşturma, “tehlikeli yaralama” şüphesiyle yürütülüyor.

Yetkililer, tacize uğrayan iki kadının kimliğinin henüz belirlenemediğini ve olayın aydınlatılması için bu kişilerin yanı sıra diğer tanıkların da aranmakta olduğunu açıkladı. Saldırganlara ilişkin ise şu ana kadar detaylı bir bilgi paylaşılmadı.

1 month ago | [YT] | 14

adem erkoçak

TRENDE PATLAYICI ALARMI: ŞÜPHELİ CİNAYETE TEŞEBBÜSTEN TUTUKLANDI

Frankfurt istikametine giden bir ICE yüksek hızlı treninde dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, 20 yaşındaki bir şüphelinin piroteknik maddeler ateşlemesi sonucu büyük bir güvenlik operasyonu gerçekleştirildi. Aachen kökenli olduğu belirlenen zanlı, Siegburg istasyonunda gözaltına alınırken; hakkında cinayete teşebbüs, ağır yaralama ve Patlayıcı Maddeler Kanunu’nu ihlal suçlamalarıyla tutuklama emri çıkarıldı.

SİEGBURG İSTASYONUNDA ACİL MÜDAHALE

Olay, saat 21:00 sularında maskeli bir şahsın tren içerisinde iki adet piroteknik nesneyi ateşlemesiyle başladı. Patlamaların ardından trendeki yolcular acil yardım hattına ulaşırken, zanlıyı bir tren tuvaletine kilitleyerek barikat kurmasını engellediler. Federal Polis, trenin Siegburg istasyonunda durdurulmasının ardından operasyon başlatarak şüpheliyi etkisiz hale getirdi. Şahsın üzerinde yapılan aramada bir maske, iki bıçak ve yasal olarak satılan iki adet duman bombası ele geçirildi.

SORUŞTURMADA SİYASİ MOTİVASYON ŞÜPHESİ

Düsseldorf Başsavcılığı ve Bonn Emniyeti Devlet Güvenlik Birimi tarafından yürütülen soruşturmada, zanlının polislere yönelik bir saldırı planladığı yönündeki beyanları inceleniyor. Kutsal Cuma günü hakim karşısına çıkarılan 20 yaşındaki Alman vatandaşının sağcı siyasi yelpazeye mensup olduğu belirlendi. Soruşturma makamları siyasi bir motivasyonu ihtimal dahilinde tutarken, aynı zamanda şüphelinin psikolojik bir rahatsızlığı olduğuna dair bulguları da değerlendirmeye aldı.

YOLCULARIN TAHLİYESİ VE YARALANMA DURUMU

Olay sırasında trende bulunan yaklaşık 180 yolcu ve personel tahliye edildi. Patlamanın etkisi ve yaşanan panik nedeniyle en az on iki yolcunun hafif yaralandığı, bir kişinin ise patlama şoku şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Tahliye edilen yolcular Siegburg itfaiyesi tarafından yakındaki bir spor salonuna götürülerek burada gözetim altına alındı. Yolculara acil durum ruhani danışmanları ve sağlık personeli tarafından destek sağlandı.

DEMİRYOLU ULAŞIMINDA GECE YARISI KESİNTİSİ

Federal Polis ekipleri, tahliyenin ardından ICE treninde ve çevresinde kapsamlı bir patlayıcı araması gerçekleştirdi ancak başka bir tehlikeli nesneye rastlanmadı. Operasyon nedeniyle Frankfurt-Köln hızlı tren hattı geçici olarak trafiğe kapatıldı ve uzun mesafe trenleri alternatif güzergahlara yönlendirildi. Güvenlik önlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte demiryolu hattı gece saat 01:00 sularında yeniden ulaşıma açıldı.

1 month ago | [YT] | 29

adem erkoçak

MERZ'İN HEDEFİ SURİYELİLERİN YÜZDE 80'İNİ GÖNDERMEK!

Alman Şansölyesi Friedrich Merz, Almanya’da bulunan 900.000’den fazla Suriyelinin yüzde 80’inin memleketlerine dönmesini hedefliyor.

Berlin’de bulunan Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile düzenlediği basın toplantısında Merz, “Önümüzdeki üç yıllık uzun vadede, ki bu Cumhurbaşkanı Şara’nın da isteği olmuştur, şu anda Almanya’da bulunan Suriyelilerin yaklaşık yüzde 80’inin anavatanlarına geri dönmesi bekleniyor,” dedi.

Almanya ve Suriye, Suriyelilerin anavatanlarına dönüşünü hızlandırmak için ortak bir görev gücü kurulması konusunda anlaştı.

Bu sürece Kalkınma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Şansölyelik de dahil olacak. Ayrıca, birkaç gün içinde Alman temsilcilerin Suriye’ye bir bilgilendirme gezisi düzenlenmesi planlanıyor.

Şansölye, Şara’ya Almanya’nın Suriye’deki yeniden yapılanma çalışmalarını destekleyeceğine dair güvence verdi. Buna göre, federal hükümet bu yıl 200 milyon avrodan fazla bir kaynak ayırıyor.

Merz, özellikle hastanelerin inşası, öğretmenlerin eğitimi ve su temini alanlarında katkıda bulunacaklarını söyledi.

Ayrıca, Alman şirketleri için cazip bir yatırım ortamı yaratılmasına da katkıda bulunmak istendiğini belirtti. Alman şirketleriyle ilk somut projeler için anlaşmalar yapıldığı da belirtildi.

Merz, savaşın sona ermesinden bir yıl sonra Suriye’deki genel koşulların temelden iyileştiğini ileri sürdü ve bu nedenle koruma ihtiyaçlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı:

“Bu aynı zamanda şunu da ifade ediyor: Almanya’da kalma hakkı kalmayanlar, Almanya’yı tekrar terk edecekler.”

Geri dönenlerin ülkenin yeniden inşasında önemli bir rol oynaması bekleniyor. Merz’e göre Suriye’de siyasi istikrar ve iktisadi büyüme, “yeniden inşanın başarılı olması için belirleyici” ve “Almanya’da ve dünyanın dört bir yanında geçirdikleri yıllardan edindikleri yeni deneyimler ve fikirlerle Suriye’ye dönenler bu sürece önemli ölçüde katkıda bulunmalı.”

Şansölye ayrıca Almanya’ya “iyi entegre olmuş Suriyeli vasıflı işçileri” övdü ve geri dönmek istemeleri takdirde, “anavatanlarının yeniden inşasına değerli deneyimlerini katabileceklerini” söyledi.

Şara ise, Almanya’daki Suriyeli mültecilerin iki ülke arasında köprü kurucu olabileceğini söyledi. “Döngü”den bahseden eski HTŞ lideri, geri dönmek isteyenler bunu yapabileceğini ama Almanya’da kalmak isteyenler burada çalışmaya devam edebileceğini savundu.

1 month ago | [YT] | 22

adem erkoçak

İRAN SAVAŞI ALMANYA’NIN BAHARINI KARARTTI: EKONOMİDE BEKLENTİLER ÇAKILDI!

Almanya ekonomisinde Nisan ayı için beklenen o hafif toparlanma umutları, İran’da patlak veren savaşın gölgesinde kaldı. Ortadoğu’daki çatışmaların küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Avrupa’nın sanayi devinde taşları yerinden oynattı. Yatırımcı güveni hızla erirken, Berlin’in 2026 yılı için yaptığı iyimser büyüme tahminleri daha bahar gelmeden revize edilmeye başlandı.

UMUTLARIN YERİNİ KARA BULUTLAR ALDI

Ekonomik durumun en hassas aynası olan ZEW endeksi (Ekonomik Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan ve kurumsal yatırımcılar ile analistlerin ekonominin geleceğine dair beklentilerini ölçen güven göstergesi), son verilerle birlikte tam bir hayal kırıklığı yarattı. Nisan ayına sayılı günler kala yayınlanan raporlar, Alman iş dünyasının "temkinli iyimserlik" modundan hızlı bir "endişe" moduna geçtiğini belgeliyor. Yatırımcılar çatışmaların yayılma riskini fiyatlarken, enerji koridorlarındaki istikrarsızlık piyasalardaki iştahı bıçak gibi kesti.

ENERJİ VE LOJİSTİK: KIRILMA NOKTASI

Savaşın Alman sanayisine asıl darbesi, doğrudan tedarik zinciri üzerinden iniyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik nedeniyle navlun fiyatlarının katlanması ve petrol arzındaki belirsizlik, üretim maliyetlerini kontrol edilemez bir noktaya taşıdı. Alman şirketleri için ham maddeye erişim artık sadece pahalı değil, aynı zamanda lojistik bir kördüğüme dönüşmüş durumda. Bu durum, yılın ikinci çeyreğinde sanayi üretiminde ciddi bir duraklama riskini beraberinde getiriyor.

YATIRIM İŞTAHI YERİNİ BELİRSİZLİĞE BIRAKTI

Alman ekonomisinin lokomotif sektörlerinde planlanan yeni dönem yatırımları, savaşın yarattığı jeopolitik riskler nedeniyle askıya alındı. Şirketler, enerji fiyatlarının nerede dengeleneceğini ve sevkiyat rotalarının güvenliğini görmeden yeni adım atmak istemiyor. Nisan ayına girerken piyasalarda hakim olan tek duygu belirsizlik. Uzmanlara göre, çatışma süreci uzarsa Almanya'nın 2026 performansı, beklentilerin çok altında kalarak sanayide bir "duraklama dönemine" yol açabilir.

1 month ago (edited) | [YT] | 24