📚 Edebiyat Tutkunları İçin | Kitap Önerileri • Şiir • Alıntılar • Film Analizi
Her gün yeni Shorts videoları:
Okumanız gereken kitaplar
Ruhunuza dokunan şiirler
Unutulmaz edebiyat alıntıları
Film ve dizilerdeki edebi sahneler
🎯 Klasiklerden modern edebiyata, Türk ve dünya yazarlarından derlenen özel içerikler.
📩 İşbirliği: edebiakis@gmail.com
📷 Instagram: @edebiakis
Edebi Akış
Biri size sahte bir cennet gösterse, buna inanır mıydınız? Ve sonuna kadar o adamın peşinden gitmek...
Bir inancın gölgesinde şekillenen hayatlar... İdeoloji, inanç ve manipülasyon üzerine yazılmış en iyi kitaplardan biri: Vladimir Bartol'un Fedailerin Kalesi: Alamut.
🏰 "Fedakarlık gerektirmeyen şeylere inanmak kolaydır. Ama inancımızı hayatımızla ispat etmemiz gerekirse işte o zaman ak koyun kara koyun ortaya çıkar."
🗡️ Asıl hikaye şu: Bir dünya içinde gencecik çocukları başka bir dünyanın var olduğuna inandırmak... Aslında büyük bir cesaret istiyor. Haşhaşi tarikatının lideri Hasan Sabbah, farklı stratejiler ve şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler kullanıyor. İnsanlık dışı, korkunç ve zalimce... Ama asıl dikkat çekici olan şu: Tüm bu yöntemlere rağmen bazı insani değerler hiç değişmiyor. Sonunda tüm tarikatların gücü, taraftarlarının körü körüne inanmasına bağlı.
📚 "Bizi mutlu ya da mutsuz kılan, olaylar değil, onları algılama biçimimizdir." Hasan Sabbah Allah'ın varlığına bile inanmıyor ama güç ve iktidar için insanların inançlarını sonuna kadar sömürüyor. Fedailer için yarattığı "cennet", ustaca hazırlanmış bir illüzyon. Gerçeklik algısının ne kadar kolay manipüle edilebileceğini yüzünüze vuruyor.
🔥 Bence kitabın en etkileyici yanı, tarafsız bir şekilde her şeyi anlatmaya çalışması. Gençleri kandırmak, sahte gelecekler vaat etmek, itaati ödüllendirmek, gerçeği bastırmak... Bunları bugün de görmüyor muyuz? İnsanlığın düşünce ve duygularının yıllar geçse de pek değişmediğini bir kez daha görüyoruz.
⚠️ Kitap "kurgu tarih" niteliğinde ve bazı tarihsel olaylar net değil. Marco Polo'nun anlatılarından esinlenilmiş, tamamen tarihi gerçekleri anlattığını söylemek mümkün değil. Bunu bilerek okumak gerekiyor.
💛 Puanım: 4/5 — Bu tarz konuları seviyorsanız sıkılmadan okursunuz, akıcı ve sürükleyici.
📖 "Zerre kadar bir bilginin efendisiyiz. Kalan sonsuz büyüklükteki bilinmezliğinse kölesiyiz." Bartol'un anlatımı hem akıcı hem sorgulatıcı. Kitabı okuduktan sonra Hasan Sabbah ve Haşhaşiler hakkında daha fazla araştırma yapmak isteyebilirsiniz — bende de böyle bir merak oluşmuştu. Bu da kitabın gücünü gösteriyor.
💬 Siz Alamut'u okudunuz mu? Yorumlarda buluşalım! 👇
#Alamut #VladimirBartol #FedailerinKalesi #kitaptavsiyesi #edebiakış
12 hours ago | [YT] | 5
View 1 reply
Edebi Akış
Bazen bir kitabı elime alırken içimde büyük bir heyecan oluyor… Ama dürüst olmak gerekirse **Kuzeye Giden İnce Yol – Matsuo Bashō** şu ana kadar beklentimin altında kaldı.
Henüz 40. sayfadayım ve ön yargılı olmak istemiyorum. Belki mesele zamanıdır, belki de okuma ruh halimdir. Ama şu ana kadar metinle aramda güçlü bir bağ kurulamadı. Özellikle Ocak ayında okuduğum kitapların yoğunluğundan sonra Şubat ayı biraz daha düşük tempoda ilerliyor gibi… 😔
Yine de yarım bırakmak bana göre değil. Bazen kitaplar sabır ister, bazen de biz hazır değilizdir. Bakalım kalan sayfalar fikrimi değiştirecek mi?
Siz hiç çok merak edip de beklediğinizi bulamadığınız bir kitap yaşadınız mı? Yorumlarda konuşalım. 👇
#kuzeyegideninceyol #matsoubasho #edebiyat #kitapyorumu #okudumbitti #kitaptavsiyesi #japonedebiyatı #okumagunlugu #edebiakış
3 days ago | [YT] | 4
View 0 replies
Edebi Akış
N'aber? Ne okuyorsun? Ben Sırça Fanus okuyorum, moralim bozuk 😥
6 days ago | [YT] | 2
View 4 replies
Edebi Akış
💔 "Sevgi nefretten güçlü olmalı, yoksa bir geleceğimiz olmaz..."
Bugün size II. Dünya Savaşı'nın Fransa'sında geçen, okuduğum en etkileyici savaş romanlarından biriyle geldim. Kristin Hannah'nın Bülbül'ü... Savaşın yalnızca cephede yaşanmadığını; mutfaklarda, tarlalarda, kapalı kapıların ardında ve kalplerin en derin yerlerinde sürdüğünü öyle ustalıkla anlatıyor ki.
✨ Bombalar kadar suskunlukların, silahlar kadar fedakârlıkların da yıkıcı olduğu bir hikaye.
💔 Fransa'da yaşayan iki kız kardeşin hayatı, II. Dünya Savaşı'yla altüst oluyor. Bir yanda hayallerinin peşinden giden, asi ve inatçı Isabelle - Nazi işgaline karşı cesurca mücadele ediyor, düşman hatlarını aşarak pilotları kurtarıyor. Diğer yanda çocuklarını hayatta tutabilmek için sessiz ama dimdik duran Viann - evine Nazi subayı yerleştirilen, açlıkla ve korkuyla mücadele eden bir anne. İki farklı yol, bir ortak mücadele: sevgi, fedakârlık ve direnç.
📚 En güçlü yanı, kadınların savaştaki rolünü göstermesi. Geride kalan kadınların mücadelesi, annelerin sessiz kahramanlığı ve kadın dayanışması çok etkili anlatılmış. Viann'ın çocuğunu koruma mücadelesi, Isabelle'in aktif direnişi... İkisi de kendi yollarında kahramanlara dönüşüyor. Kardeşliğin en ağır sınavlarına tanık oluyorsunuz: Farklılıklar, yanlış anlamalar, uzaklıklar... Ama sonunda sevgi ve kan bağı her şeyin üstesinden geliyor.
🔥 Finaldeki duygusal çözülme sahnesinde peçeteye ihtiyaç duyabilirsiniz. Her sayfada duyguyu hissediyorsunuz ama abartılı bir melodram yok; gerçekçi ve içten bir anlatım var.
⚠️ Hafif, keyifli bir okuma arayanlar için değil; duygusal olarak zorlayıcı bir anlatı. Yer yer ağır gelebilir ama bu, kitabın gücünü artırıyor. Savaşın acımasızlığını gerçekçi bir şekilde yansıtıyor.
💛 Puanım: 4,5/5
📖 Bülbül, sadece bir savaş romanı değil; kadınların gücünü, kardeşliğin anlamını ve sevginin her şeye rağmen hayatta kalabileceğini anlatan bir eser. Kristin Hannah'nın ustalıklı anlatımı, tarihi gerçeklerle duygu yüklü karakterleri birleştirerek unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor. Kitabı kapattıktan sonra bile akılda kalıyor.
💬 Siz Bülbül'ü okudunuz mu? Hangi kız kardeşin hikayesi sizi daha çok etkiledi? Yorumlarda buluşalım! 👇
#Bülbül #KristinHannah #kitaptavsiyesi #kitapönerisi #edebiakış
1 week ago | [YT] | 5
View 0 replies
Edebi Akış
"Beni Asla Bırakma" birlikte "Sırça Fanus"a koyduğum "Kendime Düşünceler"imi "Kuzeye Giden İnce Yol" boyunca konuşalım - tek cümlede Şubat!
✨ Bu ay okuyacaklarım:
Beni Asla Bırakma - Kazuo Ishiguro
Sırça Fanus - Sylvia Plath
Kendime Düşünceler - Marcus Aurelius
Kuzeye Giden İnce Yol - Matsuo Basho
Ocak'ta 4 kitap bitirdim, Şubat hedefi de aynı. Bu tempoyla 2026'daki 45 kitaplık hedefimi aşabilirim ama... zamanla göreceğiz 👀
Her okuduğum kitabın incelemesini paylaşıyorum. Ocak'tan Taşların Anlattığı paylaştım, Bülbül hazır, Mürebbiye ve Bilinmeyen Kadının Mektubu da yolda 📝
Şubat sonu, Mart başı ve yaz aylarında ritmin düşeceğini biliyorum. Üstelik listede bazı kalın kitaplar da bekliyor - belki bir ayı tek başına alacaklar.
45 kitaplık hedefi biraz da kendimi zorlamak için koydum; okuma ritmimi canlı tutsun diye. Yıl sonu tabloyu birlikte göreceğiz 📊
✨ Peki sizin Şubat okuma listenizde neler var?
Yorumlarda buluşalım! 👇
#kitapönerisi #kitap #okumalistem #şubatokuma
1 week ago | [YT] | 9
View 2 replies
Edebi Akış
Şiirleri neden “anlaşılmaz” olarak nitelendi?
Bugünkü Yazar Portresi konuğumuz: Cahit Zarifoğlu ✍️
Hem şiirine hem hayatına değinmek istedim — biraz uzun ama dolu bir biyografi ☕
"Hiç kimse şu ya da bu şiiri anlamak zorunda değildir. Şiirimi bana şikâyet ediyorlar. Anlamıyorsa niye rahatsız oluyor bilmem, ben de botanikten hiç anlamam."
📚 Kısaca Cahit Zarifoğlu:
1940'ta Ankara'da dünyaya gelen, gerçek adı Abdurrahman Cahit olan Zarifoğlu, babasının hâkim olması nedeniyle çocukluğunu Güneydoğu'nun farklı şehirlerinde geçirdi.
Lise yıllarında Kahramanmaraş'ta Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt ve diğer arkadaşlarıyla tanıştı. Bu dostluk, Türk edebiyatının en önemli edebi çevrelerinden birine dönüşecekti.
Gündüzleri sigorta müfettişi, TRT denetçisi... Geceleri ise İkinci Yeni'nin İslami duyarlılıkla buluştuğu özgün bir ses.
❓ Şiirleri neden "anlaşılmaz" olarak nitelendi?
Zarifoğlu, İkinci Yeni'nin yoğun imge kullanımı, alışılmadık bağdaştırmalar ve kelime oyunlarıyla şiirler yazdı. "Pembe duruşuna horoz rengi öpücüklerle" gibi dizeleriyle gerçeküstü bir dünya yarattı.
Ancak kendisi bu eleştiriye yukarıdaki sözlerle yanıt verdi. Ona göre şiir anlaşılmak zorunda değildi.
✨ Öne çıkan eserleri:
Yedi Güzel Adam (bir efsaneye isim verdi)
İşaret Çocukları (ilk şiir kitabı)
Korku ve Yakarış (son şiir kitabı, "Sultan" şiiri)
Menziller
Yaşamak
İns
🧒 Çocuk kitapları:
Gülücük, Katıraslan, Ağaçkakanlar, Motorlu Kuş, Yürekdede ile Padişah
Çocuklarına masal bulmakta zorlanınca yazmaya başladı. "Çocuklar için yazmak acılarımı azaltıyor" dedi.
💭 Sen Cahit Zarifoğlu'nun hangi şiirini seviyorsun?
Yorumlara yaz, konuşalım 👇
#edebiakış #CahitZarifoğlu #YediGüzelAdam #İkinciYeni #YazarPortresi
1 week ago | [YT] | 10
View 0 replies
Edebi Akış
"Acı çekmek mi yoksa mutlu olmak mı?"
Bu sorunun cevabını arayan herkese gelsin! 👋
Alıntı günlüğüme yeniden hoş geldiniz. Edebi Akış'ta alıntıları arşivlemeye devam ediyorum. Bu hafta 4 alıntımız var, bir tanesini "İçimden Alıp Yazmış Gibi" serisine de koymayı düşünüyorum.
Alıntıları seviyorum, ama hesabımda çok alıntı görmekten sıkılan varsa yoruma yazsın! 😄
Hadi başlayalım, sonuna kadar kaydır ve favorini seç! 👇
1️⃣ "Her şey o kadar iyi olabilecekken neden hepimiz de acı çekiyoruz?"
— Lev Tolstoy, Anna Karenina
2️⃣ "En kusursuz cinayet, yaşama sevincini öldürmektir."
— Paulo Coelho, Simyacı
3️⃣ "Yaşadığım sürece görevime sadık kalacağım. Güçlü olmak, haklı olmak demek değildir. Ellerinden geleni artlarına koymasınlar."
— Necib Mahfuz, Miramar
4️⃣ "İnsanın en büyük hatası, bir başkasının onu mutlu etmesini beklemesidir."
— Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna
💬 Hangisi hoşuna gitti? Yorumlara sadece numarasını yaz!
Benim favorim 3 numara: kesinlikle görevime sadık kalacağım! 💪
📌 Kaydet ve sonra tekrar oku!
💭 Bir sonraki alıntılar için önerin varsa bırak — belki senin cümlen sırada!
👥 Sevdiğin birine gönder, o da okusun!
🎥 İnstagram'da da varım: @edebiakis
#AlıntıGünlüğü #EdebiAkış #Edebiyat #KitapAlıntısı #TürkEdebiyatı
2 weeks ago | [YT] | 9
View 1 reply
Edebi Akış
45 kitap hedefi koyduğum 2026 okuma yolculuğumda
ilk kitabım Taşların Anlattığı idi.
İkinci kitabı ise dün kapattım: Kristin Hannah’dan Bülbül.
Bugün masamda Stefan Zweig var.
Biri ~50, diğeri ~80 sayfa… iki kısa kitap:
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve Mürebbiye.
Story’de anket açtım, hangisiyle başlayayım diye —
şimdilik Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu önde gidiyor.
Birkaç saate okumaya başlıyorum ✨
Eğer bugün ikisini de bitirebilirsem,
45 kitaplık hedefimde 4 kitabı geride bırakmış olacağım.
Zorlu bir hedef…
İnce kitaplar var, kalın romanlar var,
ama hepsi özenle seçtiğim kitaplar.
Okumak benim için sayıları çoğaltmak değil;
ama bir hedef koymak, okuma ritmimi diri tutmaya yardımcı oluyor.
2026’nın Ocak ayı böyle geçiyor…
Sayfalarla, notlarla...
Peki sen bu yıl kaç kitap hedefledin?
Ocak ayı okumaların nasıl gidiyor? ✨
#edebiakış #okumayolculuğu #2026okumahedefi #kitapgünlüğü
#stephanzweig #bilinmeyenbirkadınınmektubu #mürebbiye
#kitapsever
3 weeks ago | [YT] | 5
View 0 replies
Edebi Akış
Dilediğim en güzel hayat
Çöplerin içinde rüya aradım
Düştümse eğer sana bakarken düştüm
Bu dizeler hangi şaire aittir?
3 weeks ago | [YT] | 4
View 0 replies
Edebi Akış
Bütün dünya senden nefret edip seni kötü diye tanısa bile senin kendi vicdanın rahat, suçsuz olduğu sürece hiç arkadaşsız kalmazsın."
Bugün size 1847'de erkek takma adıyla yayımlanmış ama her satırında güçlü bir kadın sesi duyulan bir klasikle geldim. Charlotte Brontë'nin Jane Eyre'i... Viktorya döneminde erkeklerin doğal olarak üstün kabul edildiği bir çağda, güçlü bir kadın karakterin hikayesi.
✨ "Sevgili okuyucum" diye hitap eden yazar sayesinde Jane Eyre ile mektuplaşıyor gibi hissediyorsunuz. Karakterin ruhunu hissediyor, onun yolculuğuna eşlik ediyorsunuz.
💔 Yetim bir çocuk olarak sevgiden yoksun büyüyen Jane, Gateshead'deki zorbalıktan Lowood yatılı okuluna gönderiliyor. Orada arkadaşı Helen Burns'ün "insanın elinden geleni yapmasının her zaman işe yaramaması çok yazık" sözleri, Jane'in vicdan merkezli ahlak anlayışını şekillendiriyor. Roman boyunca Jane, aşk ile özerklik arasındaki dengeyi bulmaya çalışıyor.
📚 En etkileyici yanı, Jane'in acı ve yalnızlık çektiği zihinsel anların duygusuyla okuyucuya yakınlık kurması. Jane acısını dramatize etmiyor; anlamlandırıyor. Olayları anlatırken görüşlerini güçlü bir şekilde renklendiriyor ve okuyucuya sadece olanı değil, olanın Jane'de bıraktığı izi aktarıyor. Brontë, detaylı betimlemelerle okuma zevkini katlıyor.
🔥 Jane'in çocukluktaki kırılganlığından, onurunu korumak için tüm dünyaya karşı yalnız kalmayı göze alan bir kadına dönüşümü çok güçlü. Başlarda küçük Jane'in uğradığı haksızlık ve zorbalık gözlerimizi yaşartsa da, boyun eğmeyen güçlü bir kadına dönüşmesine şahit olmak güzeldi. Yatılı okul ve Helen Burns sahnesi kitabın en dramatik kısımlarından - Charlotte Brontë kendi yatılı okul yıllarını anlatıyor.
⚠️ Finalde ben Jane'den daha fazlasını bekliyordum ama Jane özgür iradesiyle karar verdi - belki de mesele, okuyucu beklentileri değil Jane'in kendi vicdanıyla barışık olmasıydı.
💛 Puanım: 5/5 (Derin edebi ama anlaşılır dili var, bazen alıntı yapmadan akıp gitmek daha zevkli)
💬 Siz Jane Eyre'i okudunuz mu? Jane'in seçimlerini nasıl buldunuz? Yorumlarda buluşalım! 👇
#JaneEyre #CharlotteBrontë #kitaptavsiyesi #kitapönerisi #klasik #edebiyat #edebiakış #viktoriyadönemi #güçlükadın #okudumbitti #kitapsevgisi #books #reading
1 month ago | [YT] | 9
View 2 replies
Load more