—zey’ s lıfe
🕷️:: 𝟐𝟓. 𝐒𝐞𝐩𝐭𝐞𝐦𝐛𝐞𝐫’ s

𝘰𝘯𝘭𝘢𝘳 𝘣𝘪𝘳𝘪 𝘣𝘦𝘯𝘴𝘦 𝘣𝘪’𝘵𝘢𝘯𝘦𝘺𝘪𝘮 ☕︎
𝘣𝘦𝘴𝘵 𝘻𝘰𝘬𝘵𝘢𝘺 𝘭𝘰𝘷𝘦𝘳
𝘬𝘢𝘭𝘣𝘪𝘮 𝘻𝘰𝘬𝘵𝘢𝘺’𝘢 𝘢𝘪𝘵
𝘬𝘢𝘭𝘣𝘪𝘮 𝘻𝘰𝘬𝘵𝘢𝘺 𝘵𝘢𝘳𝘢𝘧ı𝘯𝘥𝘢𝘯 𝘦𝘭𝘦 𝘨𝘦𝘤𝘪𝘳𝘪𝘭𝘥𝘪


𝟏𝟒 𝐎𝐜𝐭𝐨𝐛𝐞𝐫 my hatun’ s bırthday


🏡:neva’ m


-hılasyy my lıfe

𝟏𝟖 𝐀𝐩𝐫𝐢𝐥 zoktay’ s bırthdaayy😭🤏🏻
yırmı yedı agustos kanalımın yıl donumuu💙
💛🦭


𝘯𝘦𝘩𝘳

BEN BU FOTOYU UNUTMUSUM GALARIMI TEMIZLERKEN BULDM ZOKTAY COK GUZEL DELIRCEM

4 hours ago | [YT] | 4

𝘯𝘦𝘩𝘳

mılan benım bu arada tm?

1 day ago | [YT] | 4

𝘯𝘦𝘩𝘳

bugun 2. bolumu atmayı unutmusum
MANİFEST

Bölüm 4 — “Fark Edilenler”

Sabah…

Zeynep alarm çalmadan uyandı.

Gece neredeyse hiç uyuyamamıştı.

Hazırlanıp sessizce evden çıktı.

Sokağın köşesini döner dönmez derin bir nefes aldı.

“…”

Okula vardığında bahçe henüz sakindi.

Hilal bankta oturmuş, elindeki kitabı okuyordu.

Zeynep’i görünce kitabını kapattı.

“Günaydın.”

“Günaydın.”

Hilal gülümsedi.

“Bugün gerçekten çok erken gelmişsin.”

“Evden erken çıktım.”

“İyi olmuş.”

Birlikte sınıfa doğru yürüdüler.

İlk kez aralarındaki sessizlik rahatsız edici değildi.



İlk teneffüste Esin sınıfa koşa koşa girdi.

“Hadi kantine!”

Mina hemen ayağa fırladı.

“Ben açlıktan ölüyorum.”

Sueda da gülerek peşlerinden çıktı.

Hilal, Zeynep’e döndü.

“Geliyor musun?”

Zeynep başını iki yana salladı.

“Canım istemiyor.”

“Tamam.”

Hilal de sınıfta kaldı.

Zeynep şaşırdı.

“Sen gitmeyecek misin?”

“Biraz sonra giderim.”

Aslında gitmeye hiç niyeti yoktu.



Sınıfta sadece ikisi kalmıştı.

Hilal çantasından küçük bir meyve suyu ve sandviç çıkardı.

“Al.”

Zeynep şaşkınlıkla baktı.

“Yok, gerek yok.”

“Ben iki tane hazırlamışım.”

Aslında hazırlamamıştı.

Bilerek sabah iki sandviç almıştı.

Zeynep birkaç saniye düşündü.

“…Teşekkür ederim.”

Sandviçten küçük bir lokma aldı.

Hilal fark ettirmeden gülümsedi.

“En azından bir şey yedi.”



Dersler devam ederken öğretmen sınıfa bir duyuru yaptı.

“Hafta sonu proje çalışması için eşlerinizle okul kütüphanesinde buluşabilirsiniz.”

Hilal hemen Zeynep’e döndü.

“Cumartesi gelebilir misin?”

Zeynep’nin yüzü gerildi.

“…Bilmiyorum.”

“Olmazsa başka gün yaparız.”

“Tamam.”

Hilal yine üstelemedi.

Ama her davette aynı tedirginliği görüyordu.



Okul çıkışında gökyüzü kararmaya başlamıştı.

Manifest grubu kapıda vedalaşıyordu.

Esin el salladı.

“Yarın görüşürüz!”

Mina:

“Geç kalmayın yine!”

Lidya kahkaha attı.

Zeynep de hafifçe gülümsedi.

“Bay bay.”

Tam yürümeye başlayacakken çantasının fermuarı açıldı.

Defterleri yere düştü.

Hilal hemen eğildi.

“Dur, ben toplarım.”

“Yok, ben…”

İkisi aynı anda son deftere uzandı.

Hilal defteri kaldırırken içinden küçük, katlanmış bir kâğıt düştü.

Zeynep’in yüzü bir anda bembeyaz oldu.

“Hilal, dur…”

Hilal kâğıdı açmadı.

Sadece yerden alıp Zeynep’e uzattı.

“Sanırım senin.”

Zeynep rahatlamış bir nefes aldı.

“…Teşekkür ederim.”

Kâğıdı hızla çantasına koydu.

Hilal hiçbir şey sormadı.



O akşam…

Hilal odasında ders çalışıyordu.

Ama aklı sürekli Zeynep’teydi.

“Neden kimseyle görüşemiyor?”

“Neden hep aceleyle eve gidiyor?”

“Neden sürekli uzun kollu giyiniyor?”

“Ve o kâğıt neydi?”

Telefonunu eline aldı.

Zeynep’in sohbet penceresini açtı.

Bir süre yazıp sildi.

Sonunda sadece tek bir mesaj gönderdi.

Hilal:

“Bugün seninle vakit geçirmek güzeldi. İyi geceler. 🌙”

Yaklaşık on dakika sonra cevap geldi.

Zeynep:

“Benim için de güzeldi. İyi geceler.”

Hilal ekrana gülümsedi.

Bu kısa mesaj bile ona bir şeyi hissettirmişti.

Zeynep, herkese mesafeli davranıyordu…

Ama sanki yavaş yavaş ona güvenmeye başlıyordu.

Ve Hilal, ne kadar sürerse sürsün, o güveni acele ettirmemeye kararlıydı.

1 day ago (edited) | [YT] | 2

𝘯𝘦𝘩𝘳

zokaraa

1 day ago | [YT] | 8

𝘯𝘦𝘩𝘳

MANİFEST

Bölüm 3 — “Ev”

Okul çıkışından sonra…

Zeynep otobüsten indi.

Evin bulunduğu sokağa girerken adımları yavaşladı.

Her gün olduğu gibi…

Kapıya yaklaşınca içi sıkıştı.

Anahtarı sessizce çevirdi.

Kapı açılır açılmaz evin içinden yüksek sesler geliyordu.

“Ne kadar geç kaldın sen?”

Zeynep ayakkabılarını çıkarırken başını eğdi.

“Okul biraz geç çıktı.”

“Her gün başka bahane.”

Zeynep cevap vermedi.

Sessizce odasına geçmek istedi.

“Durdun.”

Olduğu yerde kaldı.

“Eve girince önce konuşulur.”

“Özür dilerim.”

“Çantanı bırak.”

Zeynep çantasını yavaşça yere bıraktı.

“Telefonunu ver.”

Hiç itiraz etmeden telefonunu uzattı.

Ekrana kısa bir bakış atıldı.

“Kiminle konuşuyorsun bu kadar?”

“Kimseyle.”

Telefon masanın üzerine bırakıldı.

“Bugün odandan çıkmayacaksın.”

Zeynep sadece başını salladı.

“Tamam.”



Odasına geçti.

Kapıyı usulca kapattı.

Yatağının kenarına oturdu.

Derin bir nefes aldı.

Masasının üzerindeki okul defterini açtı.

Sunum için not yazmaya çalıştı.

Ama kalemi elinde öylece kaldı.

Tam o sırada telefonu titredi.

Ekranda tek bir bildirim vardı.

Hilal:
“İyi ulaştın mı?”

Zeynep mesajı uzun süre izledi.

Parmakları klavyenin üzerinde bekledi.

Sonunda yazdı.

Zeynep:
*“Evet ulaştım :)”

Hilal neredeyse anında cevap verdi.

Hilal:
*“Sevindim. Yarın sunuma başlarız.”

Zeynep:
*“Olur”

Mesajlaşma bitti.

Zeynep istemsizce gülümsedi.

Belki de günün en huzurlu birkaç saniyesiydi.



Akşam olmuştu.

Ev yine sessizdi.

Sessizlik uzun sürmedi.

Salondan sert bir ses yükseldi.

“Zeynep!”

Zeynep hemen odasından çıktı.

“Efendim?”

“Mutfağı topla.”

“Tamam.”

Sessizce mutfağa geçti.

Tabakları yıkarken gözleri dalmıştı.

O sırada telefonu yeniden titredi.

Bu kez Esin yazmıştı.

Esin:
“Yarın erken gel, kantinde buluşalım 😎”

Zeynep’in yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.

Tam mesajı cevaplayacakken salondan yeniden sesi duyuldu.

“Telefonu bırak.”

Zeynep ekranı kapattı.

“Tamam.”



Gece…

Saat 23.40.

Zeynep odasının ışığını kapattı.

Pencerenin önüne oturdu.

Karşı apartmanın ışıklarına bakıyordu.

Telefonunu eline aldı.

Hilal’in “İyi ulaştın mı?” mesajını tekrar açtı.

Defalarca okudu.

Sonra telefonu göğsüne bastırdı.

Kendi kendine çok kısık bir sesle fısıldadı.

“…Keşke her gün okulda kalsam.”

O sırada kapısı sertçe vuruldu.

“Uyumadın mı hâlâ?”

Zeynep irkildi.

“Hemen yatıyorum.”

Telefonunu yastığının altına koydu.

Işığı tamamen kapattı.

Karanlık odada gözlerini tavana dikti.

2 days ago | [YT] | 5

𝘯𝘦𝘩𝘳

neva yok ya delırcem

2 days ago | [YT] | 7

𝘯𝘦𝘩𝘳

SUEDA VLOG ATIYOMUUUUSSS AAGAGAGAGGGAAA NE OLUR SUEZEY OLSUN YAA

2 days ago | [YT] | 34

𝘯𝘦𝘩𝘳

MANİFEST

Bölüm 2 — “İzler”

Ertesi sabah…

Hilal okula herkesten biraz daha erken geldi.

Bahçede kimse yoktu.

Çantasını sıraya bırakırken okul kapısından içeri giren tek kişiyi gördü.

Zeynep.

Başını öne eğmiş, kulaklıkları takılıydı. Her zamanki gibi kimseyle göz göze gelmeden sınıfa yöneldi.

Hilal uzaktan sadece gülümsedi.

“Günaydın.”

Zeynep irkilmiş gibi oldu, sonra küçük bir tebessüm etti.

“Günaydın.”

İkisi birlikte sınıfa çıktılar.



İlk ders edebiyattı.

Öğretmen gruplar oluşturdu.

“Bu dönemki sunumları ikişerli hazırlayacaksınız.”

Sınıfta uğultu başladı.

“Esin ve Mina.”

“Sueda ve Lidya.”

Öğretmen listeyi okumaya devam etti.

“Hilal ve Zeynep.”

Hilal istemsizce Zeynep’e baktı.

Zeynep sadece başını salladı.

“Tamam.”



Teneffüste Hilal yanına geldi.

“Bugün okul çıkışı kütüphaneye gidelim mi? Sunuma başlarız.”

Zeynep bir an duraksadı.

“…Bugün olmaz.”

“Neden?”

“Evde işim var.”

Hilal zorlamadı.

“Tamam. Yarın olur.”

“Olur.”

Ama Zeynep’in bunu söylerken sesindeki tedirginliği fark etti.



Öğleden sonra beden eğitimi vardı.

Öğretmen herkesin eşofmanla gelmesini istemişti.

Soyunma odasında kızlar hazırlanıyordu.

Esin bir yandan şarkı söylüyor, Mina da ona eşlik ediyordu.

Hilal ise çantasını yerleştirirken Zeynep’i izledi.

Zeynep uzun kollu tişörtünü çıkarmıyordu.

Üzerine yine uzun kollu bir spor üstü giymişti.

Esin güldü.

“Zoktay, bu sıcakta üşüyor musun sen?”

“Ben böyle rahat ediyorum.”

Hilal hiçbir şey demedi.

Ama aklındaki soru biraz daha büyüdü.

Ders sırasında voleybol oynuyorlardı.

Top hızla Zeynep’e doğru geldi.

Refleksle kolunu kaldırdı.

Top koluna sertçe çarptı.

Zeynep dişlerini sıktı.

Yüzü bir anlığına bembeyaz oldu.

“İyi misin?” diye seslendi öğretmen.

“İyiyim hocam.”

Hilal bunu gördü.

Topun çarptığı yerden değil…

Sanki daha önceden canı acıyormuş gibiydi.



Ders bitti.

Koridorda herkes kantine giderken Hilal yavaşça Zeynep’in yanına yürüdü.

“Kolun hâlâ acıyor mu?”

Zeynep şaşırdı.

“Yok.”

“Emin misin?”

“Evet.”

Tam o sırada Zeynep çantasını omzuna geçirirken kolu sıyrıldı.

Bileğinin biraz yukarısında morarmış bir iz birkaç saniyeliğine göründü.

Zeynep bunu fark eder etmez kolunu hemen aşağı çekti.

“…”

Hilal hiçbir şey söylemedi.

Sadece gördüğünü belli etmedi.

Zeynep’in rahatça nefes aldığını fark etti.

“Demek saklamak istiyor…” diye düşündü.

Okul çıkışı…

Lidya bağırdı.

“Manifest! Hadi dondurma yemeye!”

Mina hemen atladı.

“Ben varım!”

Sueda da güldü.

Hilal, Zeynep’e döndü.

“Sen geliyor musun?”

Zeynep telefonuna baktı.

Ekranda yine aynı isim belirdi.

Anne.

Telefon çalmaya devam etti.

Zeynep’in omuzları gerildi.

“…Ben gelemeyeceğim.”

“Neden?”

“Geç kalırsam sorun olur.”

Hilal bu kez sadece başını salladı.

“Tamam.”

Zeynep hızla okuldan ayrıldı.

Hilal ise arkasından uzun süre baktı.

İçindeki his artık sadece bir şüphe değildi.

Bir şeylerin gerçekten yolunda gitmediğini hissediyordu.

Ama Zeynep hazır olmadan ona soru sormanın doğru olmadığını da biliyordu.

Bu yüzden sessiz kaldı.

Şimdilik..

-sızın ıcın usenmedm

3 days ago (edited) | [YT] | 5