Science, food, and travel videos. We explain topics about science in a way that everyone can understand, share places we visit, and feature our favorite foods
360 Yıllık Newton Gizemi Çözülüyor! :)))) (Bilim dünyasında magazin bu kadar oluyor)
Trinity College'ın duvarlarında yüzyıldır Isaac Barrow (Newton'un hocası) sanılarak asılı duran bu genç, (sağdaki portre) aslında tarihin akışını değiştiren Isaac Newton olabilir mi? 2026 tarihli yeni bir araştırma; tablodaki Euclid kitabının ayrıntılarından, dehanın sarışın olduğuna dair eski şiirlere kadar tüm kanıtları birleştiriyor. Newton'un bir hizmetli öğrenciden, nasıl bir "bilim kahramanına" dönüştüğünün hikayesi bu tabloda gizli olabilir. Makale gerçekten çok ilginç. Meraklıları için link aşağıda arxiv.org/pdf/2603.01280
Ve... Yapay Zeka Çift Yarık Deneyine El attı. Bizim Göremediğimiz Bir Şey Gördü mü?
Çift yarık verilerini inceleyen AI'nın bulduğu şey; parçacığın iki farklı kimliğe sahip olması değil (dalga-parçacık), tek bir nesnenin şekil değiştirebilen dinamik bir yapı olmasıdır. Bilim insanları kuantum verilerini AI'ya yükleyerek, sistemin Çift Yarık sürecinde nasıl davrandığını modellemesini istediler. Yapay zeka ise parçacığın sihirli bir ışınlanma yerine "uzayabilen bir hamur" gibi esneyerek her iki yarıktan aynı anda geçtiği sürekli bir yapı keşfetti. Bu "Hamur Teorisine parçacıklar bir anda yok olup bir anda ışınlanmıyor. Her iki yarıktan geçmesini sağlayan şey hamur iki uzayıp iki konumda da tek bir bütünlükle olmasıymış. arxiv.org/abs/2512.15932
65 Yıllık Drake Denklemi (Uzaylı var mı? Hesabı) "Sonunda" Güncellendi Makaleye Göre Yalnızlık İhtimali Sadece %2,4! (2 Mart 2026)
65 yıldır sadece galaksimizdeki komşularımızı arayan Drake Denklemi, 2026’daki bu güncellemeyle rotasını tüm gözlemlenebilir evrene kırdı. Eski modeller bizi Samanyolu içinde hesaplanamaz bir "tesadüf" olarak görürken, yeni çalışma insanlığı trilyonlarca yıldız arasındaki ilk kesin "başarı kanıtı" olarak sisteme dahil etti. Fizikçiler Max Baak ve Hella Snoek, "Biz varsak, sistem çalışıyor demektir" mantığıyla ölçeği milyarlarca ışık yılına yayarak istatistiksel yalnızlığımızı imkansız hale getirdi. Bu ölçek genişlemesi sayesinde, Samanyolu'nda yalnız olsak bile, tüm evrende tek başımıza olma ihtimalimiz sarsıcı bir şekilde %2,4’e kadar düştü. Artık matematik şunu söylüyor: %97,6 ihtimalle evrenin derinliklerinde başka teknolojik imzalar bizi bekliyor. Elbette her tutarlı matematiksel denklemin gerçeği yansıtmadığını unutmamak gerekir; fakat bir şeyin gerçek olabilmesi için önce matematiksel olarak tutarlı olması şarttır. arxiv.org/pdf/2603.02372
Galaktik Yolculuk İçin İlk Adım (Çok erken doğduk çok.....)
Uzun uzay yolculuklarının önündeki en büyük engellerden biri kozmik radyasyon. Uzaydaki yüksek enerjili parçacıklar elektronik sistemleri kolayca bozabildiği için derin uzay görevleri büyük risk taşıyor. Ancak bilim insanları yalnızca birkaç atom kalınlığındaki 2 boyutlu malzemelerden yapılmış yeni elektronik devrelerin bu radyasyona karşı şaşırtıcı derecede dayanıklı olduğunu gösterdi. Hatta bu teknoloji gerçek bir uydu üzerinde test edildi ve devreler uzaydaki radyasyona rağmen çalışmaya devam ederek Dünya’ya sinyal göndermeyi başardı. Eğer bu teknoloji gelişmeye devam ederse, gelecekte uzun mesafeli uzay ve hatta galaktik yolculukların önündeki en büyük teknik engellerden biri aşılmış olabilir. 🚀
Ve Sanal Parçacıkların Varlığı İspatlandı. (Artık sanal dememeliyiz sanırım :) Videosu aşağıda https://www.youtube.com/watch?v=EdYAL... Kuantum dünyasının en büyük sırlarından biri olan "sanal parçacıklar" artık sadece kağıt üzerindeki bir denklem değil, gerçek birer fenomen! Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’ndaki STAR deneyi, boşluk dediğimiz vakumun aslında enerjiyle çalkalanan bir "sanal parçacık denizi" olduğunu ilk kez bu kadar net kanıtladı. Proton çarpışmalarıyla bu gizemli denizden çekip çıkarılan sanal kuark çiftleri, sanki görünmez bir bağla birbirine mühürlenmiş gibi hareket ederek vakumun dinamik yapısını ele veriyor. Bu buluş, "boşluktan nasıl kütle doğar?" sorusuna yanıt verirken, vakum enerjisinin evrenin dokusunu nasıl ilmek ilmek ördüğünü gözler önüne seriyor. Modern fizik için devrim niteliğindeki bu keşif, hiçliğin ortasında aslında devasa bir kuantum trafiği olduğunu ispatlıyor! (Son zamanlarda kanalımızın videoları neredeyse önerilmiyor. Videolarımızı paylaşırsanız çok büyük destek vermiş olacaksınız çok teşekkürler) www.nature.com/articles/s41586-025-09920-0
Bilim insanları, kara delik birleşmelerinden gelen kütle çekim dalgalarını yapay zekâ ile analiz ederek Einstein’ın Genel Görelilik teorisini test etti. Yapay zekâ, bu sinyallerde Einstein’ın denklemlerinden en küçük bir sapma olup olmadığını aradı. Analiz edilen veriler, LIGO ve Virgo gözlemevlerinin yıllardır topladığı gerçek uzay verileriydi. Sonuç ise şaşırtıcıydı: Yapay zekâ, Einstein’ın teorisinden hiçbir sapma bulamadı. Yani evrenin en şiddetli olaylarından biri olan kara delik çarpışmaları bile Einstein’ı hâlâ doğruluyor. 🚀 arxiv.org/pdf/2510.02515
Birkaç Şey Bilen Adam
CERN ziyaretimiz devam ediyor. Anlık fotoğraflar
14 hours ago | [YT] | 258
View 33 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
#cern hızlandırıcıyı başlatıyorum :))
17 hours ago | [YT] | 134
View 27 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
#cern deyiz portal karadelik falan yok. Asayiş berkemal
18 hours ago | [YT] | 227
View 39 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
#cern ziyaretinde ilk adım: Cenevre’ye vardım. Asayiş berkemal
1 day ago | [YT] | 297
View 29 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
360 Yıllık Newton Gizemi Çözülüyor! :))))
(Bilim dünyasında magazin bu kadar oluyor)
Trinity College'ın duvarlarında yüzyıldır Isaac Barrow (Newton'un hocası) sanılarak asılı duran bu genç, (sağdaki portre) aslında tarihin akışını değiştiren Isaac Newton olabilir mi? 2026 tarihli yeni bir araştırma; tablodaki Euclid kitabının ayrıntılarından, dehanın sarışın olduğuna dair eski şiirlere kadar tüm kanıtları birleştiriyor. Newton'un bir hizmetli öğrenciden, nasıl bir "bilim kahramanına" dönüştüğünün hikayesi bu tabloda gizli olabilir. Makale gerçekten çok ilginç. Meraklıları için link aşağıda
arxiv.org/pdf/2603.01280
3 days ago | [YT] | 136
View 12 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
Ve... Yapay Zeka Çift Yarık Deneyine El attı.
Bizim Göremediğimiz Bir Şey Gördü mü?
Çift yarık verilerini inceleyen AI'nın bulduğu şey; parçacığın iki farklı kimliğe sahip olması değil (dalga-parçacık), tek bir nesnenin şekil değiştirebilen dinamik bir yapı olmasıdır. Bilim insanları kuantum verilerini AI'ya yükleyerek, sistemin Çift Yarık sürecinde nasıl davrandığını modellemesini istediler. Yapay zeka ise parçacığın sihirli bir ışınlanma yerine "uzayabilen bir hamur" gibi esneyerek her iki yarıktan aynı anda geçtiği sürekli bir yapı keşfetti. Bu "Hamur Teorisine parçacıklar bir anda yok olup bir anda ışınlanmıyor. Her iki yarıktan geçmesini sağlayan şey hamur iki uzayıp iki konumda da tek bir bütünlükle olmasıymış.
arxiv.org/abs/2512.15932
4 days ago | [YT] | 229
View 57 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
65 Yıllık Drake Denklemi (Uzaylı var mı? Hesabı) "Sonunda" Güncellendi
Makaleye Göre Yalnızlık İhtimali Sadece %2,4! (2 Mart 2026)
65 yıldır sadece galaksimizdeki komşularımızı arayan Drake Denklemi, 2026’daki bu güncellemeyle rotasını tüm gözlemlenebilir evrene kırdı. Eski modeller bizi Samanyolu içinde hesaplanamaz bir "tesadüf" olarak görürken, yeni çalışma insanlığı trilyonlarca yıldız arasındaki ilk kesin "başarı kanıtı" olarak sisteme dahil etti. Fizikçiler Max Baak ve Hella Snoek, "Biz varsak, sistem çalışıyor demektir" mantığıyla ölçeği milyarlarca ışık yılına yayarak istatistiksel yalnızlığımızı imkansız hale getirdi. Bu ölçek genişlemesi sayesinde, Samanyolu'nda yalnız olsak bile, tüm evrende tek başımıza olma ihtimalimiz sarsıcı bir şekilde %2,4’e kadar düştü. Artık matematik şunu söylüyor: %97,6 ihtimalle evrenin derinliklerinde başka teknolojik imzalar bizi bekliyor. Elbette her tutarlı matematiksel denklemin gerçeği yansıtmadığını unutmamak gerekir; fakat bir şeyin gerçek olabilmesi için önce matematiksel olarak tutarlı olması şarttır.
arxiv.org/pdf/2603.02372
4 days ago | [YT] | 205
View 27 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
Galaktik Yolculuk İçin İlk Adım (Çok erken doğduk çok.....)
Uzun uzay yolculuklarının önündeki en büyük engellerden biri kozmik radyasyon. Uzaydaki yüksek enerjili parçacıklar elektronik sistemleri kolayca bozabildiği için derin uzay görevleri büyük risk taşıyor. Ancak bilim insanları yalnızca birkaç atom kalınlığındaki 2 boyutlu malzemelerden yapılmış yeni elektronik devrelerin bu radyasyona karşı şaşırtıcı derecede dayanıklı olduğunu gösterdi. Hatta bu teknoloji gerçek bir uydu üzerinde test edildi ve devreler uzaydaki radyasyona rağmen çalışmaya devam ederek Dünya’ya sinyal göndermeyi başardı. Eğer bu teknoloji gelişmeye devam ederse, gelecekte uzun mesafeli uzay ve hatta galaktik yolculukların önündeki en büyük teknik engellerden biri aşılmış olabilir. 🚀
www.nature.com/articles/s41586-025-10027-9
4 days ago | [YT] | 162
View 20 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
Ve Sanal Parçacıkların Varlığı İspatlandı. (Artık sanal dememeliyiz sanırım :)
Videosu aşağıda
https://www.youtube.com/watch?v=EdYAL...
Kuantum dünyasının en büyük sırlarından biri olan "sanal parçacıklar" artık sadece kağıt üzerindeki bir denklem değil, gerçek birer fenomen! Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’ndaki STAR deneyi, boşluk dediğimiz vakumun aslında enerjiyle çalkalanan bir "sanal parçacık denizi" olduğunu ilk kez bu kadar net kanıtladı. Proton çarpışmalarıyla bu gizemli denizden çekip çıkarılan sanal kuark çiftleri, sanki görünmez bir bağla birbirine mühürlenmiş gibi hareket ederek vakumun dinamik yapısını ele veriyor. Bu buluş, "boşluktan nasıl kütle doğar?" sorusuna yanıt verirken, vakum enerjisinin evrenin dokusunu nasıl ilmek ilmek ördüğünü gözler önüne seriyor. Modern fizik için devrim niteliğindeki bu keşif, hiçliğin ortasında aslında devasa bir kuantum trafiği olduğunu ispatlıyor!
(Son zamanlarda kanalımızın videoları neredeyse önerilmiyor. Videolarımızı paylaşırsanız çok büyük destek vermiş olacaksınız çok teşekkürler)
www.nature.com/articles/s41586-025-09920-0
5 days ago (edited) | [YT] | 388
View 87 replies
Birkaç Şey Bilen Adam
Yapay Zekâ Einstein’a Karşı
Bilim insanları, kara delik birleşmelerinden gelen kütle çekim dalgalarını yapay zekâ ile analiz ederek Einstein’ın Genel Görelilik teorisini test etti.
Yapay zekâ, bu sinyallerde Einstein’ın denklemlerinden en küçük bir sapma olup olmadığını aradı.
Analiz edilen veriler, LIGO ve Virgo gözlemevlerinin yıllardır topladığı gerçek uzay verileriydi.
Sonuç ise şaşırtıcıydı: Yapay zekâ, Einstein’ın teorisinden hiçbir sapma bulamadı.
Yani evrenin en şiddetli olaylarından biri olan kara delik çarpışmaları bile Einstein’ı hâlâ doğruluyor. 🚀
arxiv.org/pdf/2510.02515
6 days ago | [YT] | 126
View 14 replies
Load more