Üretken insanlar için, kitap okurken not almak bir zorunluluk. Tamam ama alıntı biriktirmek ile not almak arasında dağlar kadar fark var ve bu ikisi genelde birbirine karıştırılıyor. Çoğunluk not aldığını düşünürken aslında sadece alıntı biriktiriyor.
1) Alıntı biriktirirken, ilkokulda yaptığınız gibi, bir yerde yazan bir metni başka bir yere geçiriyorsunuz, ki bunun üreten insana hiçbir getirisi yok (bunu sadece, yazma işinden haz duyuyorsanız, yazdığınız şeyden ziyade yazma eyleminin kendisi sizin için önemliyse yaparsınız).
2) Not alırken ise okuduğunuzu kendi cümlelerinizle damıtıp söze döküyorsunuz. Bu da, biraz önce bir kitapta okuduğunuz metnin doğrudan kanınıza karışmasını sağlıyor. Bu not, daha sonra, defterinizdeki sayısız notla birleşiyor ve bir yazıya veya bir kitaba dönüşüyor.
Alıntı biriktirmek statik, cansız bir eylem. Not almak ise içinde durmadan yeni fikirler filizlenen, durmadan yeni eserler üretilen bir düşünce fabrikasının ham madde kaynağı.
1) İngilizce bir filmi Türkçe altyazıyla izlemenizin İngilizce gelişiminize katkısı:
a) Kısa vadede %0; b) Uzun vadede, en az bir 500 film falan izledikten sonra %5. Yani bunun İngilizce öğrenmekle hiçbir ilgisi yok. Film izlemek istiyorsanız elbette izleyin ama bu şekilde dilinizi geliştirdiğinizi düşünmeyin. Bu şekilde 500 film izlemeye harcayacağınız emek alacağınız sonuca hiçbir şekilde değmez.
2) Herhangi bir dildeki filmi İngilizce altyazıyla izlemenizin İngilizce gelişiminize katkısı: %50.
Okuma becerinizi geliştirmek için gayet iyi bir yöntem. Örneğin Türkçe dizi veya film izlerken İngilizce altyazı açma alışkanlığı kazanırsanız hem film izleme keyfini yaşar hem de İngilizce okumuş olursunuz. Ayrıca bu, Türkçe belli tabirlerin İngilizce karşılığının (filmin beyninize yapacağı görsel etkiyle) doğrudan zihninize kazınmasını sağlayarak konuşmanızı da geliştirebilir. Fakat sadece bu da sizi konuşmaya başlatmaz veya konuşmanızı kısa vadede çok somut bir biçimde geliştirmez. Arada filmi durdurup filmdeki belli diyalogların İngilizcesini akıldan ve yüksek sesle söylerseniz konuşmanıza doğrudan katkısı olacaktır.
3) İngilizce bir filmi İngilizce altyazıyla izlemenizin İngilizce gelişiminize katkısı: %100.
Bu şekilde hem işitme hem de okuma çalışması yapmış oluyorsunuz. Dil öğrenirken yapabileceğiniz en iyi çalışmalardan biri bu. Fakat dil seviyeniz ne kadar düşükse izlediğiniz kesit o kadar kısa olsun. Örneğin başlangıç-başlangıç üstü bir seviyedeyseniz filmi baştan sona bu şekilde izlemeyin. Bu seviyelerde izlediğiniz kesit en fazla 30 saniye ila 5 dakika arası olsun. Ayrıca, en azından orta üstü seviyede falan değilseniz izlediğiniz filmin metnine ayrı olarak da mutlaka çalışın. Bu metne kitap okur gibi yaklaşın ve yazanları anlamlandırdıktan sonra ilgili kesiti defalarca izleyin.
4) Son olarak da geriye İngilizce bir filmi altyazısız izlemek kalıyor. Bunu yapıyorsanız zaten artık dil öğrenme aşamasını geçip dilde yaşama aşamasına gelmişsiniz demektir. Fakat konuşmanızı da geliştirmek istiyorsanız filmin belli kesitlerinde mutlaka gölgeleme vs. gibi çok basit teknikler uygulayın veya konuşurken işinize yarayacağını düşündüğünüz diyalogları not alıp günün belli saatlerinde akıldan söyleyerek sesinizi kaydedin. Çünkü sadece film izlemek de kısa vadede konuşmanızı geliştirmez. Fakat uzun vadede, izlerken konuşma çalışmaları yapmasanız da, bu şekilde yüzlerce film izledikten sonra elbette konuşmanız da zenginleşecektir. - Semih Uçar
Yapmayı sevmediğiniz bir işi yapmaya kendinizi 2 ila 5 dakika zorlarsanız o işi yapmaya çok büyük bir ihtimalle sonraki 15 ila 30 dakika da devam ediyormuşsunuz.
Düzenli olarak dil öğrenememe sebebiniz o ilk 2 dakikayı aşamamanız olabilir.
Yakında yayımlanacak bir kitaba çalışıyorum. Yazmak çok yoğun dikkat, yaratıcılık ve zihinsel efor gerektirdiği için insanlar böyle bir metne çalışırken normalde 1 saatte biter. Ben 12 senedir profesyonel yazar olarak çalıştığım için alışığım, 4-5 saate çıkabiliyorum. Ama o zaman da beynim feci yoruluyor. Ama sabaha karşı çalışmaya başlarsam, normalde gün içinde asla ulaşılamayacak üretkenlik atakları yapabiliyorum ve beynim çok az yoruluyor. Sanki 1 saat kitap okumuş falan gibi hissediyorum şu an mesela kendimi.
Bazen 10 şey değiştirirsiniz, 1 sorun çözülmez. Ama bazen de 1 şey değiştirirsiniz ve 10 engel kendiliğinden ortadan kalkar. Sabaha karşı çalışmaya başlamak, üretkenlik bağlamında, 10 engeli ortadan kaldıran o 1 şey işte.
Aynısı, dil öğrenirken de geçerli.
📍Binlerce insanın dil öğrenmesini sağlamış İngilizce ve Almanca derslerime bugünden itibaren katılabilirsiniz.
📌 Dil öğrenme işinin bütün boyutlarına eğilen başarı kılavuzu kitabım DİL YOLCUSU bütün kitapçılarda. 20.000+ saatlik dil öğrenme ve öğretme tecrübem 380 sayfada, bir kahve fiyatına. #reklam#dilyolcusu#ingilizceöğren#almancaöğren
Arkadaşlarımızın ilişki sorunlarına çok doğru ve gerçekçi tavsiyeler verirken kendi sorunlarımızda neden saçmalarız, biliyor musunuz?
Çünkü başkalarının sorunlarında, "Bunu yapmakla neyi hedefliyor?" (teleoloji) diye sorarken kendi sorunlarımızda, "Bunu neden yapıyor?" (etiyoloji) diye sorarız.
Toksik ilişkilerden kurtulup mutlu bir hayata kavuşturmak istiyorsak kendi hayatımıza da teleolojik bakışı adapte etmemiz, bize yapılan ve bizim yaptığımız her şeye, "Bunu yapmakla neyi hedefliyor/um?" sormamız gerek.
Türkçe altyazıyla İngilizce film izlemenizin dil gelişiminize katkısı: yüzde 0.
Senaryoya çalışıp İngilizce altyazıyla İngilizce film izlemenizin dil gelişiminize katkısı yüzde 100.
📍Binlerce insanın dil öğrenmesini sağlamış İngilizce ve Almanca derslerime bugünden itibaren katılabilirsiniz.
📌 Dil öğrenme işinin bütün boyutlarına eğilen başarı kılavuzu kitabım DİL YOLCUSU bütün kitapçılarda. 20.000+ saatlik dil öğrenme ve öğretme tecrübem 380 sayfada, bir kahve fiyatına. #reklam#dilyolcusu#ingilizceöğren#almancaöğren
Dil Koçu Semih Uçar
Sizin için önemli, faydalı olan işi, canınız yapmayı istememesine rağmen irade gösterip yapıyorsanız disiplinlisiniz demektir.
O işi yapmak için artık irade göstermenize gerek kalmıyorsa o işte ustalaşma yolundasınız demektir.
Disiplinli kişinin nihai hedefi, hayatına olumlu katkı yapacak işi artık disipline ihtiyaç duymayacağı kadar sevmeyi öğrenmektir.
9 hours ago | [YT] | 3
View 1 reply
Dil Koçu Semih Uçar
Üretken insanlar için, kitap okurken not almak bir zorunluluk. Tamam ama alıntı biriktirmek ile not almak arasında dağlar kadar fark var ve bu ikisi genelde birbirine karıştırılıyor. Çoğunluk not aldığını düşünürken aslında sadece alıntı biriktiriyor.
1) Alıntı biriktirirken, ilkokulda yaptığınız gibi, bir yerde yazan bir metni başka bir yere geçiriyorsunuz, ki bunun üreten insana hiçbir getirisi yok (bunu sadece, yazma işinden haz duyuyorsanız, yazdığınız şeyden ziyade yazma eyleminin kendisi sizin için önemliyse yaparsınız).
2) Not alırken ise okuduğunuzu kendi cümlelerinizle damıtıp söze döküyorsunuz. Bu da, biraz önce bir kitapta okuduğunuz metnin doğrudan kanınıza karışmasını sağlıyor. Bu not, daha sonra, defterinizdeki sayısız notla birleşiyor ve bir yazıya veya bir kitaba dönüşüyor.
Alıntı biriktirmek statik, cansız bir eylem. Not almak ise içinde durmadan yeni fikirler filizlenen, durmadan yeni eserler üretilen bir düşünce fabrikasının ham madde kaynağı.
Alıntı biriktirmeyin. Not alın. – Semih Uçar
4 days ago (edited) | [YT] | 4
View 0 replies
Dil Koçu Semih Uçar
O kadar iyi bir kitap okuyorum ki gece yarısı bırakmıştım okumayı. Pazar sabahı 6'da kalktım tekrar okumaya başlayabilmek için. Yıllar önce yazmıştım:
Bütün insani zevkleri işin içine katarak söylüyorum. İyi bir kitabın verdiği hazzı başka hiçbir şeyde yaşamadım.
1 week ago | [YT] | 5
View 0 replies
Dil Koçu Semih Uçar
Diyelim ki İngilizce öğreniyorsunuz.
1) İngilizce bir filmi Türkçe altyazıyla izlemenizin İngilizce gelişiminize katkısı:
a) Kısa vadede %0;
b) Uzun vadede, en az bir 500 film falan izledikten sonra %5.
Yani bunun İngilizce öğrenmekle hiçbir ilgisi yok. Film izlemek istiyorsanız elbette izleyin ama bu şekilde dilinizi geliştirdiğinizi düşünmeyin. Bu şekilde 500 film izlemeye harcayacağınız emek alacağınız sonuca hiçbir şekilde değmez.
2) Herhangi bir dildeki filmi İngilizce altyazıyla izlemenizin İngilizce gelişiminize katkısı: %50.
Okuma becerinizi geliştirmek için gayet iyi bir yöntem. Örneğin Türkçe dizi veya film izlerken İngilizce altyazı açma alışkanlığı kazanırsanız hem film izleme keyfini yaşar hem de İngilizce okumuş olursunuz. Ayrıca bu, Türkçe belli tabirlerin İngilizce karşılığının (filmin beyninize yapacağı görsel etkiyle) doğrudan zihninize kazınmasını sağlayarak konuşmanızı da geliştirebilir. Fakat sadece bu da sizi konuşmaya başlatmaz veya konuşmanızı kısa vadede çok somut bir biçimde geliştirmez. Arada filmi durdurup filmdeki belli diyalogların İngilizcesini akıldan ve yüksek sesle söylerseniz konuşmanıza doğrudan katkısı olacaktır.
3) İngilizce bir filmi İngilizce altyazıyla izlemenizin İngilizce gelişiminize katkısı: %100.
Bu şekilde hem işitme hem de okuma çalışması yapmış oluyorsunuz. Dil öğrenirken yapabileceğiniz en iyi çalışmalardan biri bu. Fakat dil seviyeniz ne kadar düşükse izlediğiniz kesit o kadar kısa olsun. Örneğin başlangıç-başlangıç üstü bir seviyedeyseniz filmi baştan sona bu şekilde izlemeyin. Bu seviyelerde izlediğiniz kesit en fazla 30 saniye ila 5 dakika arası olsun. Ayrıca, en azından orta üstü seviyede falan değilseniz izlediğiniz filmin metnine ayrı olarak da mutlaka çalışın. Bu metne kitap okur gibi yaklaşın ve yazanları anlamlandırdıktan sonra ilgili kesiti defalarca izleyin.
4) Son olarak da geriye İngilizce bir filmi altyazısız izlemek kalıyor. Bunu yapıyorsanız zaten artık dil öğrenme aşamasını geçip dilde yaşama aşamasına gelmişsiniz demektir. Fakat konuşmanızı da geliştirmek istiyorsanız filmin belli kesitlerinde mutlaka gölgeleme vs. gibi çok basit teknikler uygulayın veya konuşurken işinize yarayacağını düşündüğünüz diyalogları not alıp günün belli saatlerinde akıldan söyleyerek sesinizi kaydedin. Çünkü sadece film izlemek de kısa vadede konuşmanızı geliştirmez. Fakat uzun vadede, izlerken konuşma çalışmaları yapmasanız da, bu şekilde yüzlerce film izledikten sonra elbette konuşmanız da zenginleşecektir. - Semih Uçar
1 week ago | [YT] | 8
View 0 replies
Dil Koçu Semih Uçar
Bir araştırmaya denk geldim:
Yapmayı sevmediğiniz bir işi yapmaya kendinizi 2 ila 5 dakika zorlarsanız o işi yapmaya çok büyük bir ihtimalle sonraki 15 ila 30 dakika da devam ediyormuşsunuz.
Düzenli olarak dil öğrenememe sebebiniz o ilk 2 dakikayı aşamamanız olabilir.
2 weeks ago | [YT] | 6
View 1 reply
Dil Koçu Semih Uçar
Hayatta iyi hiçbir şey sırf istiyorsunuz diye olmaz. Sadece, tersine katlanamazsanız olur:
Mutluluk ancak, mutsuzluğa katlanamayınca gelir. Başarı, başarısızlığa katlanamayanlara bahşedilir.
"Sen yeter ki iste, olur!" yalanına aldanmayın. Boş yere hayal kırıklığına uğramayın.
2 weeks ago | [YT] | 1
View 2 replies
Dil Koçu Semih Uçar
Yakında yayımlanacak bir kitaba çalışıyorum. Yazmak çok yoğun dikkat, yaratıcılık ve zihinsel efor gerektirdiği için insanlar böyle bir metne çalışırken normalde 1 saatte biter. Ben 12 senedir profesyonel yazar olarak çalıştığım için alışığım, 4-5 saate çıkabiliyorum. Ama o zaman da beynim feci yoruluyor. Ama sabaha karşı çalışmaya başlarsam, normalde gün içinde asla ulaşılamayacak üretkenlik atakları yapabiliyorum ve beynim çok az yoruluyor. Sanki 1 saat kitap okumuş falan gibi hissediyorum şu an mesela kendimi.
Bazen 10 şey değiştirirsiniz, 1 sorun çözülmez. Ama bazen de 1 şey değiştirirsiniz ve 10 engel kendiliğinden ortadan kalkar. Sabaha karşı çalışmaya başlamak, üretkenlik bağlamında, 10 engeli ortadan kaldıran o 1 şey işte.
Aynısı, dil öğrenirken de geçerli.
📍Binlerce insanın dil öğrenmesini sağlamış İngilizce ve Almanca derslerime bugünden itibaren katılabilirsiniz.
📌 Dil öğrenme işinin bütün boyutlarına eğilen başarı kılavuzu kitabım DİL YOLCUSU bütün kitapçılarda. 20.000+ saatlik dil öğrenme ve öğretme tecrübem 380 sayfada, bir kahve fiyatına. #reklam #dilyolcusu #ingilizceöğren #almancaöğren
1 month ago | [YT] | 7
View 0 replies
Dil Koçu Semih Uçar
Arkadaşlarımızın ilişki sorunlarına çok doğru ve gerçekçi tavsiyeler verirken kendi sorunlarımızda neden saçmalarız, biliyor musunuz?
Çünkü başkalarının sorunlarında, "Bunu yapmakla neyi hedefliyor?" (teleoloji) diye sorarken kendi sorunlarımızda, "Bunu neden yapıyor?" (etiyoloji) diye sorarız.
Toksik ilişkilerden kurtulup mutlu bir hayata kavuşturmak istiyorsak kendi hayatımıza da teleolojik bakışı adapte etmemiz, bize yapılan ve bizim yaptığımız her şeye, "Bunu yapmakla neyi hedefliyor/um?" sormamız gerek.
1 month ago | [YT] | 0
View 0 replies
Dil Koçu Semih Uçar
Türkçe altyazıyla İngilizce film izlemenizin dil gelişiminize katkısı: yüzde 0.
Senaryoya çalışıp İngilizce altyazıyla İngilizce film izlemenizin dil gelişiminize katkısı yüzde 100.
📍Binlerce insanın dil öğrenmesini sağlamış İngilizce ve Almanca derslerime bugünden itibaren katılabilirsiniz.
📌 Dil öğrenme işinin bütün boyutlarına eğilen başarı kılavuzu kitabım DİL YOLCUSU bütün kitapçılarda. 20.000+ saatlik dil öğrenme ve öğretme tecrübem 380 sayfada, bir kahve fiyatına. #reklam #dilyolcusu #ingilizceöğren #almancaöğren
1 month ago | [YT] | 3
View 1 reply
Dil Koçu Semih Uçar
Bugün şu güçlü cümle çıktı karşıma:
"Hayır demek borç ödemektir. Evet demek borçlanmaktır."
Başkalarının taleplerine hayır diyenin, sanki borcunu kapamış gibi üzerinden yük gider. Kendi zamanını korumuştur çünkü.
Ve her evet, geleceğe açılmış bir borç yüküdür insanın sırtında.
1 month ago | [YT] | 3
View 0 replies
Load more