Can Ezer Matematik

Ben Hüseyin Can. 28 yaşındayım ve Odtü Matematik Bölümü mezunuyum.

Bu kanalda matematikle ilgili her konuyu anlayarak öğrenebilirsin.


Can Ezer Matematik

Sıradaki video hangisi olsun?

3 weeks ago | [YT] | 34

Can Ezer Matematik

İşyerleri ve okulların sabahın 8'inde 9'unda başlamasına karşıyım.
Sabaha doğru 4'te veya en geç 5'te başlaması verimlilik açısından daha doğru olur.
Akşamları da 6'da bittiğinde eve gittiğimizde uyumadan dakikalar öncesinde film izleme fırsatımız oluyor. Ne gerek var? Verimliliğimi arttıracak bir şey mi bu şimdi?
Saat 8'de biterse eve gidince direkt uyuruz mis gibi.
Vicdanı olan insanlara soruyorum : Sabah işe giderken hava -12 dereceydi. Bu sıcakta biraz mayıştığım için verimliliğim düşmedi mi?
Sabah 4 gibi -16 dereceymiş. Soğuk insanı dinç tutar, verimliliğini arttırır.
En önemli şeyler disiplin ve verimliliktir. Yani daha fazla ürün üretmek veya ürün üretimine dolaylı olarak katkıda bulunmaktır. Bu gizemli ve ilginç dünyaya gelmemin anlamı, kıtlık olmamasını sağlamak için daha fazla tavuk üretimini teşvik etmekten daha derin ne olabilir?
Daha çok peynir, buğday, çubuklu kraker ve sweater giysiler için sabah saat 4'te kalkmaktan neden gocunacakmışım? Gurur duyarım.

3 weeks ago | [YT] | 242

Can Ezer Matematik

a0b0c0d0 4 basamaklı doğal sayısı seçilerek oyun başlar.

(a0b0)*(c0d0) eğer 3 basamaklıysa oyun biter.

4 basamaklıysa oluşan (a1b1c1d1) sayısına aynı işlem uygulanır.

(a1b1)*(c1d1) 3 basamaklıysa oyun biter, 4 basamaklıysa tekrar aynı şey uygulanır.
.
.
anbncndn 4 basamaklı sayısında, (anbn)*(cndn) 3 basamalıysa oyun biter.

n doğal sayısının sayısının alabileceği en büyük değer nedir?

4 weeks ago | [YT] | 40

Can Ezer Matematik

Başlangıç: 8:50
7382826 sayısını 4 tane kare toplamı şeklinde yazalım.
2700^2 + 300^2 + 51^2 + 15^2
Bitiş: 8:51


Şimdi 83829292. Başlangıç 8:52

9119^2 + 813^2 + 111^2 - 159

Başaramadık) Bitiş : 09:05

Zamanın nasıl geçtiğini anlamamak için zihnimden yapıyorum. Bayağıdır yapmıyordum, paslanmışım.

1 month ago | [YT] | 74

Can Ezer Matematik

Bazen çok stresli ve kötü bir rüyadan uyanıp "Oh, neyse ki dünya bu kadar saçma seviyede korkunç değil." gibi hissedersiniz.
Küçükken bir problem yaşadığımda hep şöyle düşünürdüm :
En kötü en son eve gelir, yorganın altında hasta şekilde yatarken kitap falan okurum, sonra geçer.

Avatar : The Last Airbender'daki Aang gibi olduğumu hissederdim. "Kötü şeyler olur ama o kadar da kötü olmaz. Olanlar da bir süre sonra geçer."

Dünya hakkındaki umudumu bir çeşit beklentiye dönüştürmüştüm ve dünyaya da bunu dayatıyordum. Bu dediğim şeyi dünyanın bir özelliği sanmaya başlamıştım.

Daha sonra fark ettim ki, dünyadaki herhangi bir normativite (bir şeylerin olması gerekliliği) insan zihninin bir inşasıdır.
Örneğin insanların karşısına çıkınca utanabilirsiniz çünkü bazı davranışların utanmaya değer olduğunu düşünürsünüz veya insanların sizin hakkınızda ne düşünebileceğini bildiğinizi sanarsınız.
Kendi hikayenize (zihinsel inşanıza) o kadar inanırsınız ki, artık dünyada olmayan bir özellik sanki gerçekmiş gibi gelmeye başlar.

Hemen hepimizin varsaydığı bir normativite var mesela : Yaşlıların gençlerden daha olgun olduğu.

"Koca koca adamların uğraştığı şeye bak" hissi sık sık gelir. Yaşlılara bazı davranışları yakıştırmayız ve onların olgun olmalarının olması gereken durum olduğunu düşünürüz.
Acı haber : durum öyle değil.
Olgunluk sandığımız şey bambaşka bir şey.
Lakin bu sanrı ve umudumuz o kadar yerleşiktir ki, yaşı büyüklerin "utanacak şeyler" yaptıkları gerçeğiyle yüzleşmek istemeyiz bile.

Lafı uzatmayayım, neyin dünyanın özelliği neyin kendi zihinsel inşanız olduğunu ayırt etmeye çalışabilirsiniz. Bu sayede komik ideolojilere inanmayı bırakabilirsiniz, hayal kırıklıkları ve bilişsel uyumsuzluklar azalır.

1 month ago | [YT] | 179

Can Ezer Matematik

Bu aralar video çekme sıklığım biraz düştü çünkü düzenli ve (8-5) bir işte çalışmak insanın zamanını ve enerjisini inanılmaz derecede sömüren bir şey.
Zaten video çekebilmek ve yüklemek için çok kısıtlı zaman var. O da kısıtlı enerji sebebiyle ertelenebiliyor. Ancak sürekli ''Acaba hangi soruyu anlatsam, hangi soru aracılığıyla konu da anlatmış olurum?'' diye düşündüğümü bilin.
İlk fırsatta video çekeceğim. Videoları bekleyen 3-5 kişi bile olsa çekmeye devam etmek için motivasyon da bulacağım.
Biraz önce İsrail matematik olimpiyatından güzel bir soru buldum ama şu an çekmek pek verimli olmayacak. Uğraşmak isteyen olursa diye
yazayım. Videosunu da yarın çekmek isterim :
İshak'ın elinde 17 kart var. Her kartın üzerinde bir tamsayı yazıyor (sayılar pozitif olmak zorunda değil ve birbirinden farklı olmak zorunda değil). İshak şunu fark ediyor: Her bir kart için, üzerindeki sayının karesi, diğer 16 kartın üzerindeki sayıların toplamına eşit.
Bu 17 kartın üzerinde yazan sayılar kaç farklı şekilde oluşabilir?
(permütasyonları farklı durumlar olarak saymayın)


Durmayan bir hıçkırıktan mustarip olduğunuzda, sessiz şekilde nefes alın ve bir sonraki hıçkırığın gelmesine odaklanın. Bir sonraki hıçkırık hiç gelmeyecek.

1 month ago | [YT] | 141

Can Ezer Matematik

Uzun, anlamlı ve kelime çeşitliliği bakımından zengin cümleler kurduğunuzda sizi tuhaf karşılayan, gerek davranışlarıyla gerek sözleriyle bunu belli eden insanlarla iletişimi kesebiliyorsanız kesmeniz faydanıza olabilir. Klişe de olsa, bu insanlar sizi aşağı çekerler.
Ben Adanalıyım ve tüm soy içinde üniversite okuyan, cümle kurabilen ilk neslin öncülerindenim. (Bu cümleyi de her yerde duymuşsunuzdur)
O yüzden tüm hayatım ''Lan Hüso :d'' ''Ne düün lan Can :d asdfasdf kardeşim benim, seni seviyom'', ''Boş yapma Can'' diyen insanlarla geçti.
Sevgi gösterirken bile seni tuhaf hissettiriyorlar :d Evet, erkek olmama rağmen bazen hislenebiliyorum. Yine de çok hassas bir insan değilimdir lakin vaziyet bu olunca insanlarla konuşacak konular epey kısıtlanıyor.
Ben de tamamen günlük konulardan konuşmak zorunda kalıyorum. ''Yedim, içtim, şuraya gittim, aynen, maç var, gs yendi, spor ayakkabı alacam kanka, dereotlu poğaçası çok güzel, hava yağmurlu, mia goth'u öhöm frankestein'ı izledin mi...''

Gerçek boş konuları konuştuğun zaman, bu insanlar asla ''boş yapıyon kanka'' demezler.
Cümlenin içinde ''metafiziğin m'si'' olduğu anda ''Kafa açma dayı... Ben şu ehliyete bir yazılayım diyorum'' konusu devreye girer hemen. Metafizik derken de, her gün kullandığımız herhangi bir kavram hakkında 'azıcık' sorgulamadan bahsediyorum.
Çok nadiren de olsa bu insanlar ''He lan... garip valla... Allah'ın işi işte... Ben de bazen şaşırıyom ama sonra diyom ki ''çok düşünme kafayı yersin.'' Hafta sonu carting'e gidiyok mu?'' derler. O anlarda biraz sempati duyar gibi olurum, en azından gerçekten ilginç olan şeyleri ilginç bulabilme yeteneğinin olduğuna şahit olmak beni heyecanlandırır. Lakin konu hızla carting'e doğru yelken açar.


Çok uzatmayayım (boş yapmayayım), samimi fikrim şu :

Boş konular güzeldir ve iyi hissetmek için boş konular hakkında konuşmakta bir sakınca yoktur. Lakin hayat=boş konular eşlemesi yapmak saçma.
Boş konuları konuşuyoruz çünkü boş konulara muhtacız :d
Tabii biraz düşünsek sözde boş olmayan konuları da önemsizleştirecek argümanlar bulabiliriz. Bu konular en zeki ve entelektüellerimizin konuştuğu konular da olabilir.
Ancak o durumda bile Icardi'nin son medeni durumundan daha ''boş'' bir şey hakkında konuştuğumuzu iddia etmek zor olur.
Bırakalım bazılarımız durduk yere benliğin ne olduğu hakkında ''boş yapsın''. En azından bazen, Oreo'nun çileklisinin mi orijinalinin mi daha iyi olduğu konusundan daha ilginç bir şeyler söyleyebilirler.

1 month ago | [YT] | 237

Can Ezer Matematik

Çok dikkatli şekilde ''Bilinçli şekilde yaptığım şeyleri neden yapıyorum?'' sorusuna cevap arayacak olursanız şöyle bir sonuca ulaşıyorsunuz : Çünkü o şeyi yapmak istiyorum.

Bence daha derin bir anlam olmadığını göreceksiniz.
A işini yapıyorum.
Neden? Çünkü paraya ihtiyacım var.
Neden? Çünkü almak istediğim bazı şeyler var.
Neden? Çünkü istiyorum.
Neden?
Son neden sorusunun cevabı bilinçli seviyede bir açıklamaya sahip değil. Dünya böyle çünkü. Artık biyoloji, deterministik evren vs diyebilirsiniz. Ancak isteklerimi gerçekleştirme isteğimin neden bende bulunduğunun bilinçli düzeyde ''totolojik'' olmayan bir cevabı yok. Bizim vardığımız son nokta daima ''Çünkü yapmak istiyorum'' olacak.

''Hayatı anlamlı bulmak'' denen şeyin önemli kısmı bu : Bir şey istemek.

Bence diğer kısım ise bu istek hakkında meta-düzeyde düşünmemek olabilir. Çünkü istek hakkında düşündüğünüzde istek anlamını kaybedebiliyor. Bazen de kaybetmiyor.
Bunun sebebi insanın bir nevi otomat olması ve isteğin gücünün de nedenselliğe tabi olması. Bazı istekler o kadar güçlü ki onlar hakkında düşünmek isteğin gücünü zayıflatmıyor. İstek güçlendikçe o şeyi yapma ihtimaliniz de muhtemelen artıyordur.
Buralar teknik konular. İstekler arasında bir güç hiyerarşisi olduğu ve bunun eylemin nedenselliğiyle bağlantılı olduğu bariz görünüyor.
İsteklerin fiziksel olarak neye karşılık geldiğini, güç hiyerarşisinin nasıl kurulduğunu, eyleme karar verme ve istek arasındaki nedensel bağın nasıl kurulduğunu belki nörofizyoloji/bilişsel bilim falan çalışarak öğrenebilirsiniz.

Ancak gerçekçi olalım. Biz düşünürken ve eylemlerimize karar verirken kök fiziksel nedenlerin ne olduğunu hissetmeyiz. Erişebildiğimiz en derin şey ''istek''.
İstek veritabanlarındaki ''mantıksal katmana'' karşılık gelir. İnsan aklının anladığı ve kolaylıkla organize edebildiği bir katmandır. Daha alt katmanda nöronlar, nöromodülatörler, moleküller, atomlar vs var. Ancak o kompleksite ile zihin durumu arasındaki bağlantıyı görebilmek pratikte imkansızdır.

Yani güçsüz bir isteğiniz varsa bile hakkında çok düşünmediğinizde yaptığınız eylemlerin ''anlamlı'' geldiğini hissedeceksiniz. Anlam aslında elimine edilmesi gereken bir kelime. Çünkü ne kastettiği belli değil. Ancak ben kabaca şu anlamda kullanıyorum : yaptığın şeyi neden yaptığın konusunda olumsuz hislere sahip olmamak. (bu da anlam duygusunu bir spektrum yapıyor)

Neyse teknik konulara fazla girmeden pratik yönüne bakalım :

''İsteğe sahip oldukça anlam duygusuna da sahip olursunuz.'' demek nüanssız olur. İsteği gerçekleştirebilme potansiyeliniz de olmalı. Aksi halde isteğiniz lanetiniz olur. Uzun vadede gerçekleştirmediğiniz bir istek sebebiyle tükenmiş hissedersiniz ve anlam duygusuna hala sahip olsanız bile isteğe hiç sahip olmama durumunu yine de tercih edecek hale gelirsiniz.
Zaten gerçekleştirme ihtimalinizin aşırı düşük olduğu şeylere karşı da ''genelde'' daha az istek duyarsınız.
Dua ederken bile Allah'tan çok imkansız bir şey istemezsiniz :d Olma ihtimali o kadar da düşük olmayan bir şeyi istersiniz. Allah'ın yapamayacağından mı? Hayır, beyniniz o isteği harlanmadan söndürür.
Burada teknik bir kavram olan ''istek momenti''ni de icat edebiliriz.

Bir şeyin gerçekleşebilme ihtimaline olan inancınız : B(x) olsun.
O şeye olan isteğiniz : D(B(x),(diğer parametreler)) olur.
Çünkü isteğin kendisi de o şeyin gerçekleşebilme ihtimalinden bağımsız değildir.
İstek momenti = DxB

Buraları eğlendiğim için yazıyorum ama vurgulamak istediğim nokta şu : Eğer anlamlı hissetmek istiyorsanız :
1. Bir şey isteyeceksiniz.
2. O şeyin gerçekleşebilme ihtimaline inanacaksınız.
3. O şey hakkında meta-düzeyde düşünmekten kaçınacaksınız. (Burası herkeste ve her tür istekle böyle olmak zorunda değil)

Kağıt kalem alıp, sonuna kadar samimi olarak neyi istediğinizin analizini yapın. O istediğiniz şeyi gerçekleştirme ihtimalini gerçekçi şekilde değerlendirin.
Gerçekleştirmek için uğraşlara başlayın.

Teknik kısımlarda çok fazla içerik olabileceğini de unutmayın.

2 months ago | [YT] | 112

Can Ezer Matematik

Bu videoyu akşam tekrar çekeceğim.
Sonuç doğru, işlemler ve mantık da doğru. Fakat aklınıza gelebilecek itirazlara cevap vermemişim.
Biraz uzun olacak ama tekrar çekeceğim.

O sırada siz uğraşabilirsiniz.

2 months ago | [YT] | 63

Can Ezer Matematik

Herkese merhaba,

Bu kanalı takip eden eminim az sayıda ortaokullu veya 9.sınıf öğrencileri de vardır.
Onlara özellikle sesleniyorum çünkü resmi olarak matematik olimpiyatlarıyla ilgilenme şansları hala var.
Bence eğer matematiksel yapılara biraz ilginiz varsa ve ''bulmaca'' çözmeyi de seviyorsanız lisedeyken yapabileceğiniz en iyi şey bu olimpiyatlara çalışmak olur.
Süper bir başarı elde etmeniz gerekmiyor, hatta sınav sınav dolaşmanız da gerekmiyor. Tabii çok çalıştıktan sonra bunu kendiniz isteyeceksiniz zaten ama sadece çalışma sürecinin güzelliği bile bence şu aşamada yeterli bir ödül olur.

Elbette aşırı gençsiniz ve önünüzde çok zaman var. Ancak ne kadar erken başlasanız sizin için muhtemelen o kadar iyi olacak.
Bakın biz okumadık, halimizi görüyorsunuz :d Sizin için ibret olsun. Keşke ben de lisedeyken daha çok çalışıp sınavlara girme heyecanını yaşasaydım diyorum.
Bunun kattığı tek şey sınavlardan alacağınız puanlar da değil, erken yaşta matematiksel olarak düşünmeyi öğrenmek ve ömür boyu geliştirmek üzere bir insanın sahip olabileceği en iyi becerilerden birine sahip olmaktır.
Ayrıca erken yaşlarda başlamanın bir iyi yanı da gerçek sevdiğiniz şeyi bulana kadar çok vakte sahip olmanız.

Peki başlamak nasıl mümkün oluyor? Herkesin kendi yolu ona özeldir ama muhtemelen bir soru kitabı alıp boş kaldıkça sürekli o soruları çözmek ve yapamadıklarınızda birinden yardım alarak ilerlemek en risksiz yollardan biridir.
Bunun yanında Art of Problem Solving sitesinde tüm ülkelerin olimpiyatlarının soruları ve birçoğunun çözümü de var.
Tavsiyem çözümlere çok çaresiz kalmadıkça bakmamanız. Ancak öğrenme sürecinde daha çok bakmakta bir problem olmaz sanırım.

2 months ago | [YT] | 112