Kararsızlığım; henüz gün yüzüne çıkmamış hikâyelerin ve şiirlerin arasına gizlediğim, iki ciltlik bu yolculuğun içinde parçaladığım duygularımdan ibaret...
"İçimdeki Ev", acının omuzlarda taşınan ağır bir yükten ziyade, insanı asıl benliğine ulaştıran bir yükseklik olduğunu kabullenme yolculuğudur. Hayatın, üzerine üzüntü çöktüğünde nasıl kısaldığını fark eden , buna inat tebessümle direnen ve her seferinde aynı manzaraya —yani kendi özüne— yeni bir farkındalıkla bakan bir ruhun hikâyesidir. Bu satırlar, kendi içindeki fırtınayı dışarıdan bir rüzgâr beklemeden, kendi ateşiyle yükseltenlerin zaferidir. Bu evde sadece bir kural mühürlenmiştir:
"Gülümsemeyi bilen ve gülümseyenler gelsin."